En çok kullanılan 5000 kelime
En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 10
901–1000. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.
Videodaki bölümler
Önce kendini dene
5 soru · bölümün tuzakları
Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.
Başlangıç testi1 / 5
Sence "Bir rüya gördüm." nasıl denir?
100 kelime
901–1000 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle
1Kelime 901–910 · floor, degree10 kelime
- unityuunit#901birim · isimThe unit price.Birim fiyatı.
- annualænyuıl#902yıllık · sıfatThe annual report.Yıllık rapor.
- barbar#903bar; çubuk · isimThe search bar.Arama çubuğu.
- battlebætıl#904çarpışma, muharebe · isimA battle scene.Muharebe sahnesi.
- brainbreyn#905beyin · isimUse your brain.Kafanı çalıştır.
- contractkantrækt#906sözleşme · isimSign the contract.Sözleşmeyi imzala.
- degreedigrii#907derece; (üniversite) diploması · isimTwenty degrees.Yirmi derece.Uzman notuA college degree: üniversite diploması.twenty degrees = yirmi derecea college degree = üniversite diploması
- floorflor#908zemin, yer (içeride); kat · isimOn the floor.Yerde.Uzman notuAmerika'da the first floor giriş katıdır.the first floor = giriş katı (Amerika'da)the second floor = bir üst kat
- hurthört#909acımak, ağrımak; incitmek · fiilDoes it hurt?Acıyor mu?
- imageimıc#910görüntü; imaj · isimImage quality.Görüntü kalitesi.
- Sen kur
Yeri temizle.
Cevabı göster
Clean the floor.
2Kelime 911–920 · opinion, reach10 kelime
- insuranceinşurıns#911sigorta · isimHealth insurance.Sağlık sigortası.
- majoritymıcorıti#912çoğunluk · isimThe majority of people.İnsanların çoğu.
- openingoupning#913açılış; açık pozisyon · isimOpening night.Açılış gecesi.
- opinionıpinyın#914görüş, kanaat · isimWhat's your opinion?Senin görüşün ne?Uzman notuBence: in my opinion; according to me denmez.
- physicalfizikıl#915fiziksel, bedensel · sıfatPhysical contact.Fiziksel temas.
- reachriiç#916ulaşmak, varmak; uzanmak · fiilWe reached the top.Zirveye ulaştık.Uzman notuUlaştığın yer hemen ardından gelir.reach = ulaşmakwe reached the top = zirveye ulaştık
- ruleruul#917kural · isimIt's against the rules.Kurallara aykırı.
- seriouslysiriısli#918ciddiyetle, ciddi biçimde · zarfTake it seriously.Bunu ciddiye al.
- stupidstuupid#919saçma, akılsızca · sıfatA stupid question.Saçma bir soru.
- successfulsıksesfıl#920başarılı · sıfatA successful career.Başarılı bir kariyer.
- Sen kur
On dereceye ulaştı.
Cevabı göster
It reached ten degrees.
3Kelime 921–930 · direction, none10 kelime
- activeæktiv#921hareketli, etkin; aktif · sıfatStay active.Hareketli kal.
- administrationıdministreyşın#922idare, yönetim · isimThe school administration.Okul idaresi.
- approachıprouç#923yaklaşım; yaklaşmak · isim, fiilA different approach.Farklı bir yaklaşım.
- cancerkænsır#924kanser · isimCancer research.Kanser araştırması.
- civilsivıl#925sivil; medeni · sıfatCivil society.Sivil toplum.
- dancedæns#926dans etmek; dans · fiil, isimLet's dance!Hadi dans edelim!
- directiondırekşın#927yön; (çoğul) yol tarifi · isimThe wrong direction.Yanlış yön.Uzman notuÇoğul hali directions: yol tarifi.the wrong direction = yanlış yönask for directions = yol tarifi iste
- independentindipendınt#928bağımsız · sıfatAn independent film.Bağımsız bir film.
- mastermæstır#929usta; ustalaşmak · isim, fiilA chess master.Satranç ustası.
- nonenan#930hiçbiri; hiç · zamirNone of them.Onların hiçbiri.Uzman notuHemen ardına isim almaz: no money.none of them = onların hiçbirino money = hiç para
- Sen kur
Onların hiçbiri bana ulaşmadı.
Cevabı göster
None of them reached me.
4Kelime 931–940 · weekend, wonder, commercial10 kelime
- shipşip#931gemi; kargoyla göndermek · isim, fiilA cargo ship.Yük gemisi.
- stockstak#932hisse senedi; stok · isimThe stock market.Borsa.
- weekendwiikend#933hafta sonu · isimHave a nice weekend!İyi hafta sonları!Uzman notuAmerika'da: on the weekend.have a nice weekend = iyi hafta sonlarıon the weekend = hafta sonunda (Amerika'da)
- wonderwandır#934merak etmek; harika, mucize · fiil, isimI wonder why.Acaba neden?Uzman notuAcaba diye sorarken: I wonder why.I wonder why = acaba nedenI wonder who she is = acaba o kim
- worstwörst#935en kötü · sıfatThe worst day.En kötü gün.
- bandbænd#936müzik grubu; bant · isimA rock band.Bir rock grubu.
- beachbiiç#937plaj, kumsal · isimOn the beach.Kumsalda.
- cashkæş#938nakit · isimCash only.Yalnızca nakit.
- clearlyklirli#939net biçimde, açıkça · zarfSpeak clearly.Net konuş.
- commercialkımörşıl#940ticari; (TV) reklam · sıfat, isimCommercial use.Ticari kullanım.Uzman notuA TV commercial: televizyon reklamı.commercial use = ticari kullanıma TV commercial = televizyon reklamı
- Sen kur
Acaba neden dans ediyorlar?
Cevabı göster
I wonder why they're dancing.
5Kelime 941–950 · latest, effort10 kelime
- effortefırt#941çaba, gayret · isimMake an effort.Çaba göster.Uzman notuÇaba göster: make an effort.effort = çabamake an effort = çaba göster
- fanfæn#942hayran, taraftar; vantilatör · isimA big fan.Büyük bir hayran.
- fightingfayting#943kavga, dövüş · isimNo fighting!Kavga yok!
- imagineimæcin#944hayal etmek · fiilJust imagine!Bir hayal et!
- impactimpækt#945güçlü etki; darbe · isimA big impact.Büyük bir etki.
- lacklæk#946eksiklik, yokluk · isim, fiilLack of sleep.Uyku eksikliği.
- latestleytıst#947en yeni, en son çıkan · sıfatThe latest news.Son haberler.Uzman notuYeni çıkan şey için latest dersin.the latest news = son haberlerhis latest album = en yeni albümü
- learninglörning#948öğrenme, öğrenim · isimLanguage learning.Dil öğrenimi.
- multiplemaltipıl#949birden çok, çoklu · sıfatMultiple choice.Çoktan seçmeli.
- operationapıreyşın#950operasyon; ameliyat · isimA rescue operation.Kurtarma operasyonu.
- Sen kur
Grubun en yeni albümü.
Cevabı göster
The band's latest album.
6Kelime 951–960 · wear, senior10 kelime
- organizationorgınızeyşın#951kuruluş, örgüt · isimAn international organization.Uluslararası bir kuruluş.
- protectprıtekt#952korumak · fiilProtect yourself.Kendini koru.
- secretsiikrıt#953sır; gizli · isim, sıfatIt's a secret.Bu bir sır.
- seniorsiinyır#954kıdemli; son sınıf öğrencisi · sıfat, isimSenior staff.Kıdemli personel.Uzman notuAmerika'da son sınıf öğrencisi: a senior.senior staff = kıdemli personela senior = son sınıf öğrencisi
- springspring#955ilkbahar; yay · isimSpring break.Bahar tatili.
- sundaysandey#956pazar (günü) · isimSee you on Sunday.Pazar günü görüşürüz.
- wearwer#957giymek; takmak · fiilWhat should I wear?Ne giysem?Uzman notuTakı ve gözlük için de kullanırsın.what should I wear = ne giysemI wear glasses = gözlük takıyorum
- addressædres#958adres · isimMy home address.Ev adresim.
- analysisınælısis#959analiz, çözümleme · isimData analysis.Veri analizi.
- anywayeniwey#960yine de; neyse · zarfThanks anyway.Yine de sağ ol.
- Sen kur
Hayranlarım siyah giyer.
Cevabı göster
My fans wear black.
7Kelime 961–970 · dream, choose10 kelime
- chooseçuuz#961seçmek · fiilChoose one.Birini seç.Uzman notuİsim hali choice: tercih.choose one = birini seçchoice = tercih, seçenek
- commissionkımişın#962komisyon · isimThe European Commission.Avrupa Komisyonu.
- competitionkampıtişın#963yarışma; rekabet · isimA dance competition.Dans yarışması.
- directdırekt#964dolaysız, aktarmasız · sıfatA direct flight.Aktarmasız uçuş.
- dreamdriim#965rüya; hayal · isim, fiilI had a dream.Bir rüya gördüm.Uzman notuRüya görmek için have fiili kullanılır.I had a dream = bir rüya gördümsweet dreams = tatlı rüyalar
- easilyiizıli#966kolayca · zarfIt breaks easily.Kolayca kırılır.
- finishfiniş#967bitirmek; bitmek · fiilLet me finish.Sözümü bitireyim.
- grandgrænd#968görkemli, büyük · sıfatThe grand opening.Büyük açılış.
- literallylitırıli#969kelimesi kelimesine · zarfDon't take it literally.Bunu kelimesi kelimesine alma.
- lucklak#970talih, şans · isimGood luck!Bol şans!
- Sen kur
Bir adres seç.
Cevabı göster
Choose an address.
8Kelime 971–980 · yesterday, touch10 kelime
- necessarynesıseri#971gerekli · sıfatIf necessary.Gerekirse.
- richriç#972zengin · sıfatRich and famous.Zengin ve ünlü.
- skinskin#973cilt, deri · isimSkin care.Cilt bakımı.
- sweetswiit#974tatlı; hoş, sevimli · sıfatThat's so sweet!Çok tatlısın!
- thusdhas#975böylece; bu nedenle · zarfThus it began.Böylece başladı.
- touchtaç#976dokunmak; temas · fiil, isimDon't touch it.Ona dokunma.Uzman notuKeep in touch: haberleşelim.don't touch it = ona dokunmakeep in touch = haberleşelim
- yesterdayyestırdey#977dün · zarfI called you yesterday.Dün seni aradım.Uzman notuDün sabah yesterday morning; dün gece last night.yesterday morning = dün sabahlast night = dün gece
- closedklouzd#978kapalı (dükkân, kapı) · sıfatSorry, we're closed.Üzgünüz, kapalıyız.
- damagedæmıc#979hasar, zarar · isim, fiilWater damage.Su hasarı.
- directlydırektli#980doğrudan, aracısız · zarfContact me directly.Doğrudan bana ulaş.
- Sen kur
Dün bitirdim.
Cevabı göster
I finished yesterday.
9Kelime 981–990 · grow, driving, fish10 kelime
- diseasediziiz#981hastalık · isimHeart disease.Kalp hastalığı.
- doctordaktır#982doktor · isimSee a doctor.Bir doktora görün.
- doubtdaut#983şüphe; şüphe etmek · isim, fiilI doubt it.Pek sanmıyorum.
- drinkdrink#984içmek; içecek · fiil, isimWould you like a drink?Bir içecek ister misin?
- drivingdrayving#985sürüş, araba kullanma · isimA driving test.Direksiyon sınavı.Uzman notuAmerika'da ehliyet: a driver's license.a driving test = direksiyon sınavıa driver's license = ehliyet (Amerika'da)
- fishfiş#986balık · isimFresh fish.Taze balık.Uzman notuÇoğulu da aynıdır: two fish.fresh fish = taze balıktwo fish = iki balık
- gladglæd#987memnun, sevinmiş · sıfatGlad to hear that.Bunu duyduğuma sevindim.
- growgrou#988büyümek; yetiştirmek · fiilPlants grow fast.Bitkiler hızlı büyür.Uzman notuNerede büyüdüğünü söylerken: I grew up here.plants grow fast = bitkiler hızlı büyürI grew up here = burada büyüdüm
- machinemışiin#989makine · isimA washing machine.Çamaşır makinesi.
- noticenoutis#990fark etmek; duyuru · fiil, isimI didn't notice.Fark etmedim.
- Sen kur
Balığa dokunma.
Cevabı göster
Don't touch the fish.
10Kelime 991–1000 · trip, professor, crime10 kelime
- overallouvırol#991genel, toplam; genel olarak · sıfat, zarfThe overall cost.Toplam maliyet.
- planningplæning#992planlama · isimWedding planning.Düğün planlaması.
- professorprıfesır#993profesör; (ABD) üniversite hocası · isimAsk your professor.Hocana sor.Uzman notuAmerika'da üniversite hocasına da denir.professor = profesörask your professor = hocana sor
- sitsit#994oturmak · fiilCan I sit here?Buraya oturabilir miyim?
- triptrip#995gezi, yolculuk · isimA business trip.İş gezisi.Uzman notuGeziye çıkmak: take a trip.a business trip = iş gezisilet's take a trip = bir geziye çıkalım
- associatedısousieytıd#996ilişkili, bağlı · sıfatThe associated risks.İlgili riskler.
- basicbeysık#997temel · sıfatBasic English.Temel İngilizce.
- captainkæptın#998kaptan; yüzbaşı · isimThe team captain.Takım kaptanı.
- carrykæri#999taşımak · fiilCan you carry this?Bunu taşır mısın?
- crimekraym#1000suç · isimA serious crime.Ciddi bir suç.Uzman notuSuç işlemek: commit a crime.a serious crime = ciddi bir suçcommit a crime = suç işlemek
- Sen kur
Suçu kim fark etti?
Cevabı göster
Who noticed the crime?
Ara test
5 soru · ilk bloklardan
Ara test1 / 5
We reached ____ top.
Kelime kartları
Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir
Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
unit
yuunit
Anlamını düşün, sonra karta dokun
Son test
10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden
Son test1 / 10
"Bir rüya gördüm." nasıl denir?
Bölümün notları
Yazdır ya da PDF olarak kaydet
floorthe first floor = giriş katı (ABD)
opinionin my opinion = bence
directionask for directions = yol tarifi iste
noneno money = hiç para
weekendon the weekend = hafta sonunda
wonderI wonder why = acaba neden
latesthis latest album = en yeni albümü
wearI wear glasses = gözlük takıyorum
dreamI had a dream = bir rüya gördüm
yesterdaylast night = dün gece
Bölüm 11: kelime 1001–1100
Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.