İngilizce DozumDefterim

En çok kullanılan 5000 kelime

En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 13

1201–1300. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.

1201–1300100 kelime · 12 uzman notu22 dk26 Ekim 2026
YouTube'da aç

Videodaki bölümler

Önce kendini dene

5 soru · bölümün tuzakları

Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.

Başlangıç testi1 / 5

Sence "Sabah giyindim." nasıl denir?

100 kelime

1201–1300 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle

1Kelime 1201–1210 · bet, window10 kelime
  • strengthstrenkth
    #1201
    kuvvet, güç · isim
    Physical strength.Beden kuvveti.
  • wildwayld
    #1202
    vahşi, yabani · sıfat
    Wild animals.Yabani hayvanlar.
  • windowwindou
    #1203
    pencere · isim
    Close the window.Pencereyi kapat.
  • winnerwinır
    #1204
    kazanan · isim
    We have a winner!Kazananımız belli oldu!
  • bagbæg
    #1205
    çanta; torba, poşet · isim
    A gym bag.Spor çantası.
  • betbet
    #1206
    bahse girmek; (I bet) eminim ki · fiil, isim
    Want to bet?Bahse var mısın?
    Uzman notuEminim derken: I bet you're right.
    want to bet = bahse var mısın
    I bet you're right = eminim haklısın
  • campkæmp
    #1207
    kamp; kamp yapmak · isim, fiil
    Summer camp.Yaz kampı.
  • castkæst
    #1208
    oyuncu kadrosu; rol vermek · isim, fiil
    Meet the cast.Oyuncu kadrosuyla tanış.
  • correctkırekt
    #1209
    doğru, hatasız; düzeltmek · sıfat, fiil
    The correct answer.Doğru cevap.
  • dangerousdeyncırıs
    #1210
    tehlikeli · sıfat
    A dangerous road.Tehlikeli yol.
  • Sen kur

    Bahse girerim bunu biliyorsun.

    Cevabı gösterI bet you know this.
2Kelime 1211–1220 · prevent, handle10 kelime
  • extremelyikstriimli
    #1211
    aşırı derecede, son derece · zarf
    Extremely hot.Aşırı sıcak.
  • firmförm
    #1212
    şirket, firma; sıkı, sağlam · isim, sıfat
    A law firm.Hukuk bürosu.
  • handlehændıl
    #1213
    halletmek, baş etmek; kulp, kol · fiil, isim
    I can handle it.Ben hallederim.
    Uzman notuDoor handle: kapı kolu.
    I can handle it = ben hallederim
    door handle = kapı kolu
  • improveimpruuv
    #1214
    ilerletmek, iyileştirmek · fiil
    Improve your English.İngilizceni ilerlet.
  • indeedindiid
    #1215
    hakikaten, gerçekten de · zarf
    Yes, indeed.Evet, hakikaten.
  • negativenegıtiv
    #1216
    olumsuz · sıfat
    Negative thoughts.Olumsuz düşünceler.
  • preventprivent
    #1217
    önlemek, engellemek · fiil
    Prevent accidents.Kazaları önle.
    Uzman notuEngellerken from gelir: prevented us from going.
    prevent accidents = kazaları önle
    prevented us from going = gitmemizi engelledi
  • spiritspirit
    #1218
    ruh, moral · isim
    Team spirit.Takım ruhu.
  • televisiontelıvijın
    #1219
    televizyon · isim
    What's on television?Televizyonda ne var?
  • tilltil
    #1220
    -e kadar · edat, bağlaç
    Wait till tomorrow.Yarına kadar bekle.
    Uzman notuYazıda until daha yaygındır.
    wait till tomorrow = yarına kadar bekle
    until = yazıda daha yaygın
  • Sen kur

    Bu, tehlikeli yangınları önler.

    Cevabı gösterThis prevents dangerous fires.
3Kelime 1221–1230 · trouble, decide10 kelime
  • troubletrabıl
    #1221
    dert, sıkıntı, bela · isim
    I'm in trouble.Başım dertte.
    Uzman notuZorlanınca: I have trouble sleeping.
    I'm in trouble = başım dertte
    I have trouble sleeping = uyumakta zorlanıyorum
  • advantageıdvæntıc
    #1222
    üstünlük, avantaj · isim
    A big advantage.Büyük bir üstünlük.
    Uzman notuTake advantage of it: bundan yararlan.
    a big advantage = büyük bir üstünlük
    take advantage of it = bundan yararlan
  • apartıpart
    #1223
    birbirinden ayrı, aralıklı · zarf
    Far apart.Birbirinden uzak.
  • awareıwer
    #1224
    farkında, haberdar · sıfat
    I'm aware of that.Bunun farkındayım.
  • catkæt
    #1225
    kedi · isim
    A black cat.Kara kedi.
  • decidedisayd
    #1226
    karar vermek · fiil
    You decide.Sen karar ver.
    Uzman notuArdından to gelir: decided to stay.
    you decide = sen karar ver
    I decided to stay = kalmaya karar verdim
  • dinnerdinır
    #1227
    akşam yemeği · isim
    Dinner is ready.Yemek hazır.
  • easterniistırn
    #1228
    doğudaki, doğu · sıfat
    Eastern Europe.Doğu Avrupa.
  • fifthfifth
    #1229
    beşinci · sıra sayısı
    The fifth time.Beşinci sefer.
  • functionfankşın
    #1230
    işlev, fonksiyon · isim, fiil
    A search function.Arama işlevi.
  • Sen kur

    Bunu önlemeye karar verdik.

    Cevabı gösterWe decided to prevent this.
4Kelime 1231–1240 · progress, herself10 kelime
  • giftgift
    #1231
    hediye, armağan · isim
    A gift shop.Hediyelik eşya dükkanı.
  • herselfhörself
    #1232
    kendisi, kendini (kadın) · zamir
    She hurt herself.Kendini incitti.
    Uzman notuBy herself: tek başına.
    she hurt herself = kendini incitti
    by herself = tek başına
  • impossibleimpasıbıl
    #1233
    imkânsız · sıfat
    That's impossible.Bu imkânsız.
  • influenceinfluıns
    #1234
    etki, nüfuz; etkilemek · isim, fiil
    A good influence.Olumlu etki.
  • marketingmarkıting
    #1235
    pazarlama · isim
    The marketing department.Pazarlama bölümü.
  • nornor
    #1236
    ne de · bağlaç
    Neither tea nor coffee.Ne çay ne de kahve.
  • produceprıduus
    #1237
    üretmek · fiil
    Produce energy.Enerji üret.
  • progresspragres
    #1238
    ilerleme, gelişme · isim
    Good progress.İyi ilerleme.
    Uzman notuYanına make fiili gelir: I'm making progress.
    good progress = iyi ilerleme
    I'm making progress = ilerleme kaydediyorum
  • proudpraud
    #1239
    gururlu, gurur duyan · sıfat
    I'm proud of you.Seninle gurur duyuyorum.
  • requirerikwayır
    #1240
    gerektirmek · fiil
    No experience required.Deneyim gerekmez.
  • Sen kur

    Kedi ilerleme kaydediyor.

    Cevabı gösterThe cat is making progress.
5Kelime 1241–1250 · wood, shut10 kelime
  • shootingşuuting
    #1241
    (film) çekimi; silahlı saldırı · isim
    Shooting starts tomorrow.Çekimler yarın başlıyor.
  • shutşat
    #1242
    kapamak, kapatmak · fiil
    Shut the door.Kapıyı kapa.
  • vanvæn
    #1243
    kapalı kamyonet, minibüs · isim
    A delivery van.Teslimat kamyoneti.
  • woodwud
    #1244
    ahşap, odun; (çoğul) orman · isim
    Made of wood.Ahşaptan yapılmış.
    Uzman notuÇoğulu orman demek: a walk in the woods.
    made of wood = ahşaptan yapılmış
    a walk in the woods = ormanda yürüyüş
  • backgroundbækgraund
    #1245
    arka plan; (kişinin) geçmişi · isim
    Background music.Fon müziği.
  • birthbörth
    #1246
    doğum · isim
    Date of birth.Doğum tarihi.
  • bridgebric
    #1247
    köprü · isim
    Cross the bridge.Köprüyü geç.
  • conceptkansept
    #1248
    kavram · isim
    A new concept.Yeni kavram.
  • copykapi
    #1249
    kopyalamak; kopya, nüsha · fiil, isim
    Copy and paste.Kopyala ve yapıştır.
  • deardir
    #1250
    sayın, sevgili · sıfat
    Dear customer.Sayın müşterimiz.
  • Sen kur

    Bu ülke odun üretir.

    Cevabı gösterThis country produces wood.
6Kelime 1251–1260 · neither, patient10 kelime
  • gardengardın
    #1251
    bahçe · isim
    A rose garden.Gül bahçesi.
    Uzman notuAmerika'da evin bahçesi: yard.
    a rose garden = gül bahçesi
    yard = evin bahçesi (Amerika'da)
  • hosthoust
    #1252
    ev sahibi (ağırlayan); sunucu · isim, fiil
    Thank the host.Ev sahibine teşekkür et.
    Uzman notuTV host: televizyon sunucusu.
    thank the host = ev sahibine teşekkür et
    TV host = televizyon sunucusu
  • housinghauzing
    #1253
    konut · isim
    The housing market.Konut piyasası.
  • journalcörnıl
    #1254
    akademik dergi; günlük · isim
    A scientific journal.Bilimsel dergi.
  • leadershipliidırşip
    #1255
    önderlik, liderlik · isim
    Strong leadership.Güçlü önderlik.
  • lengthlenkth
    #1256
    uzunluk, boy · isim
    Hair length.Saç uzunluğu.
  • luckylaki
    #1257
    şanslı · sıfat
    Lucky you!Ne şanslısın!
  • neitherniidhır
    #1258
    ikisi de değil; (olumsuz) ben de · zamir, zarf
    Neither of us knows.İkimiz de bilmiyoruz.
    Uzman notuOlumsuz söze katılırken: me neither.
    neither of us knows = ikimiz de bilmiyoruz
    me neither = ben de öyle (olumsuzda)
  • ontoantu
    #1259
    üstüne, üzerine doğru · edat
    Onto the table.Masanın üstüne.
  • patientpeyşınt
    #1260
    hasta (kişi); sabırlı · isim, sıfat
    The patient is sleeping.Hasta uyuyor.
    Uzman notuSıfat olarak sabırlı demek: be patient.
    the patient is sleeping = hasta uyuyor
    be patient = sabret biraz
  • Sen kur

    Hastaya bu kopyayı ver.

    Cevabı gösterGive the patient this copy.
7Kelime 1261–1270 · alive, rare10 kelime
  • possiblypasıbli
    #1261
    belki de, olabilir ki · zarf
    Possibly tomorrow.Belki de yarın.
  • provepruuv
    #1262
    kanıtlamak · fiil
    I can prove it.Bunu kanıtlayabilirim.
  • rarerer
    #1263
    nadir, ender; az pişmiş · sıfat
    A rare bird.Nadir bir kuş.
    Uzman notuRare steak: az pişmiş biftek.
    a rare bird = nadir bir kuş
    rare steak = az pişmiş biftek
  • settingseting
    #1264
    ayar; ortam · isim
    Privacy settings.Gizlilik ayarları.
  • softwaresoftwer
    #1265
    yazılım · isim
    Free software.Ücretsiz yazılım.
  • toughtaf
    #1266
    çetin, zorlu; dayanıklı · sıfat
    A tough day.Zorlu gün.
  • adæd
    #1267
    reklam, ilan · isim
    A job ad.İş ilanı.
  • aliveılayv
    #1268
    hayatta, canlı · sıfat
    He's still alive.O hâlâ hayatta.
    Uzman notuİsmin önünde living dersin: living things.
  • appleæpıl
    #1269
    elma · isim
    Apple juice.Elma suyu.
  • balancebælıns
    #1270
    denge; dengelemek · isim, fiil
    Keep your balance.Dengeni koru.
  • Sen kur

    Hasta hâlâ hayatta.

    Cevabı gösterThe patient is still alive.
8Kelime 1271–1280 · dress, boss10 kelime
  • birthdaybörthdey
    #1271
    doğum günü · isim
    Happy birthday!İyi ki doğdun!
  • bossbos
    #1272
    patron, amir · isim
    My new boss.Yeni patronum.
  • connectionkınekşın
    #1273
    bağlantı, bağ · isim
    A bad connection.Kötü bağlantı.
  • dressdres
    #1274
    elbise; giydirmek, giyinmek · isim, fiil
    A red dress.Kırmızı elbise.
    Uzman notuGiyinmek derken: get dressed.
    a red dress = kırmızı elbise
    get dressed = hadi giyin
  • fellowfelou
    #1275
    aynı gruptan olan · sıfat, isim
    Fellow students.Okul arkadaşları.
  • horsehors
    #1276
    at · isim
    Ride a horse.Ata binmek.
  • magicmæcik
    #1277
    sihir, büyü · isim, sıfat
    A magic trick.Sihirbazlık numarası.
  • mapmæp
    #1278
    harita · isim
    A world map.Dünya haritası.
  • netnet
    #1279
    ağ, file; net (kesinti sonrası) · isim, sıfat
    A fishing net.Balık ağı.
  • requestrikwest
    #1280
    rica, istek · isim, fiil
    A special request.Özel rica.
  • Sen kur

    Nadir bir elbise.

    Cevabı gösterA rare dress.
9Kelime 1281–1290 · wake, billion10 kelime
  • stickstik
    #1281
    yapıştırmak; sopa, çubuk · fiil, isim
    Stick it here.Buraya yapıştır.
  • vehicleviiıkıl
    #1282
    taşıt, araç · isim
    A motor vehicle.Motorlu taşıt.
  • volumevalyuum
    #1283
    ses düzeyi; hacim; cilt · isim
    Turn up the volume.Sesi aç.
  • wakeweyk
    #1284
    uyanmak; uyandırmak · fiil
    Wake up!Uyan!
    Uzman notuYataktan kalkınca: I got up.
    I woke up = uyandım
    I got up = kalktım
  • aideyd
    #1285
    yardım, destek · isim, fiil
    First aid.İlk yardım.
  • beautybyuuti
    #1286
    güzellik · isim
    Natural beauty.Doğal güzellik.
  • billionbilyın
    #1287
    milyar · sayı
    Eight billion people.Sekiz milyar insan.
    Uzman notuSayıdan sonra çoğul olmaz: two billion dollars.
    eight billion people = sekiz milyar insan
    two billion dollars = iki milyar dolar
  • busybizi
    #1288
    meşgul; yoğun, işlek · sıfat
    I'm busy right now.Şu an meşgulüm.
  • concernedkınsörnd
    #1289
    endişeli, kaygılı · sıfat
    A concerned parent.Endişeli bir veli.
  • conversationkanvırseyşın
    #1290
    sohbet, konuşma · isim
    A long conversation.Uzun sohbet.
  • Sen kur

    Patron erken uyanır.

    Cevabı gösterThe boss wakes up early.
10Kelime 1291–1300 · fly, corner10 kelime
  • cornerkornır
    #1291
    köşe · isim
    On the corner.Köşede.
    Uzman notuJust around the corner: hemen şurada.
    on the corner = köşede
    just around the corner = hemen şurada
  • criminalkriminıl
    #1292
    suçlu; suçla ilgili · isim, sıfat
    A wanted criminal.Aranan suçlu.
  • culturalkalçırıl
    #1293
    kültürel, kültürle ilgili · sıfat
    Cultural differences.Kültür farkları.
  • developdivelıp
    #1294
    geliştirmek; gelişmek · fiil
    Develop an app.Uygulama geliştir.
  • driverdrayvır
    #1295
    sürücü, şoför · isim
    A bus driver.Otobüs şoförü.
  • farmfarm
    #1296
    çiftlik · isim
    On the farm.Çiftlikte.
  • filefayl
    #1297
    dosya · isim, fiil
    Save the file.Dosyayı kaydet.
  • fixfiks
    #1298
    onarmak, tamir etmek · fiil
    Can you fix it?Bunu onarabilir misin?
  • flyflay
    #1299
    uçmak; sinek · fiil, isim
    Birds fly.Kuşlar uçar.
    Uzman notuİsim olarak sinek demek: a fly in my soup.
    birds fly = kuşlar uçar
    a fly in my soup = çorbamda sinek
  • guidegayd
    #1300
    rehber, kılavuz · isim, fiil
    A tour guide.Tur rehberi.
  • Sen kur

    Bu araç uçabilir.

    Cevabı gösterThis vehicle can fly.

Ara test

5 soru · ilk bloklardan

Ara test1 / 5

I ____ you're right.

Kelime kartları

Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir

Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
strength
strenkth
Anlamını düşün, sonra karta dokun

Son test

10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden

Son test1 / 10

"Sabah giyindim." nasıl denir?

Bölümün notları

Yazdır ya da PDF olarak kaydet

betI bet you're right = eminim haklısın
preventprevent from going = gidişi engelle
troublein trouble = başı dertte
progressmake progress = ilerleme kaydet
woodthe woods = orman
neitherme neither = ben de (olumsuzda)
patientbe patient = sabırlı ol
aliveliving things = canlı varlıklar
dressget dressed = giyin
wakewake up = uyan · get up = kalk
Sıradaki bölüm

Bölüm 14: kelime 1301–1400

Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.