İngilizce DozumDefterim

En çok kullanılan 5000 kelime

En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 14

1301–1400. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.

1301–1400100 kelime · 11 uzman notu22 dk28 Ekim 2026
YouTube'da aç

Videodaki bölümler

Önce kendini dene

5 soru · bölümün tuzakları

Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.

Başlangıç testi1 / 5

Sence "Çok heyecanlıyım." nasıl denir?

100 kelime

1301–1400 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle

1Kelime 1301–1310 · raise, suggest10 kelime
  • investigationinvestıgeyşın
    #1301
    soruşturma, inceleme · isim
    A police investigation.Polis soruşturması.
  • raisereyz
    #1302
    kaldırmak; (çocuk) büyütmek · fiil
    Raise your hand.Elini kaldır.
    Uzman notuÇocuk büyütmek de: she raised three kids.
    raise your hand = elini kaldır
    she raised three kids = üç çocuk büyüttü
  • responsibilityrispansıbilıti
    #1303
    sorumluluk · isim
    It's my responsibility.Benim sorumluluğum.
  • rollroul
    #1304
    yuvarlamak; rulo · fiil, isim
    Roll the ball.Topu yuvarla.
  • slightlyslaytli
    #1305
    azıcık, hafifçe · zarf
    Slightly better.Azıcık daha iyi.
  • suggestsıcest
    #1306
    önermek · fiil
    What do you suggest?Ne önerirsin?
    Uzman notuBir şey sunarken: offer a drink.
    what do you suggest = ne önerirsin
    offer a drink = içecek ikram et
  • surprisesırprayz
    #1307
    sürpriz; şaşırtmak · isim, fiil
    A surprise party.Sürpriz parti.
  • technicalteknikıl
    #1308
    teknik · sıfat
    A technical problem.Teknik sorun.
  • treattriit
    #1309
    muamele etmek; ısmarlamak, ikram · fiil, isim
    Treat people well.İnsanlara iyi davran.
    Uzman notuIt's my treat: bu benden.
    treat people well = insanlara iyi davran
    it's my treat = bu benden
  • uniqueyuniik
    #1310
    eşsiz, benzersiz · sıfat
    A unique style.Eşsiz tarz.
  • Sen kur

    Beni annem büyüttü.

    Cevabı gösterMy mother raised me.
2Kelime 1311–1320 · excited, yours10 kelime
  • varietyvırayıti
    #1311
    çeşitlilik, çeşit · isim
    A variety of food.Çeşit çeşit yemek.
  • violencevayılıns
    #1312
    şiddet · isim
    Stop the violence.Şiddeti durdurun.
  • yoursyorz
    #1313
    seninki, sizinki · zamir
    Is this yours?Bu senin mi?
  • youthyuuth
    #1314
    gençlik; genç · isim
    In my youth.Gençliğimde.
  • appreciateıpriişieyt
    #1315
    minnettar olmak; takdir etmek · fiil
    I appreciate it.Minnettarım.
  • drydray
    #1316
    kurutmak; kuru · fiil, sıfat
    Dry your hair.Saçını kurut.
  • edgeec
    #1317
    kenar, uç · isim
    The water's edge.Suyun kenarı.
  • eviliivıl
    #1318
    şeytani, kötü; kötülük · sıfat, isim
    An evil plan.Şeytani plan.
  • excitediksaytıd
    #1319
    heyecanlı · sıfat
    I'm so excited!Çok heyecanlıyım!
    Uzman notuHeyecan verene exciting denir: an exciting movie.
    I'm so excited = çok heyecanlıyım
    an exciting movie = heyecan verici film
  • foreverfırevır
    #1320
    sonsuza dek, ebediyen · zarf
    Friends forever.Sonsuza dek dost.
  • Sen kur

    Teknik ekip heyecanlı.

    Cevabı gösterThe technical team is excited.
3Kelime 1321–1330 · mad, iron10 kelime
  • injuryincıri
    #1321
    yaralanma · isim
    A knee injury.Diz yaralanması.
  • ironayırn
    #1322
    demir; ütü, ütülemek · isim, fiil
    An iron gate.Demir kapı.
  • lovelylavli
    #1323
    çok hoş, güzel · sıfat
    A lovely gift.Çok hoş bir hediye.
  • madmæd
    #1324
    kızgın; deli · sıfat
    I'm not mad.Kızgın değilim.
    Uzman notuKarşındakine sorarken: are you mad at me.
    I'm not mad = kızgın değilim
    are you mad at me = bana kızgın mısın
  • magazinemægıziin
    #1325
    dergi · isim
    A fashion magazine.Moda dergisi.
  • parliamentparlımınt
    #1326
    parlamento, meclis · isim
    A member of parliament.Parlamento üyesi.
  • preparedpriperd
    #1327
    hazırlıklı · sıfat
    Be prepared.Hazırlıklı ol.
  • referencerefrıns
    #1328
    başvuru kaynağı; referans · isim
    A reference book.Başvuru kitabı.
  • religionrilicın
    #1329
    din · isim
    Freedom of religion.Din özgürlüğü.
  • somewheresamwer
    #1330
    bir yer, bir yere · zarf
    Let's go somewhere.Bir yere gidelim.
  • Sen kur

    Kızgın değilim, heyecanlıyım.

    Cevabı gösterI'm not mad, I'm excited.
4Kelime 1331–1340 · web, audience10 kelime
  • strategystrætıci
    #1331
    strateji · isim
    A new strategy.Yeni strateji.
  • webweb
    #1332
    örümcek ağı; (the web) internet · isim
    A spider's web.Örümcek ağı.
    Uzman notuSearch the web: internette ara.
    a spider's web = örümcek ağı
    search the web = internette ara
  • winewayn
    #1333
    şarap · isim
    Red wine.Kırmızı şarap.
  • armarm
    #1334
    kol · isim
    My arm hurts.Kolum ağrıyor.
  • audienceodiıns
    #1335
    seyirci, izleyici kitlesi · isim
    The audience laughed.Seyirciler güldü.
  • baybey
    #1336
    koy, körfez · isim
    A quiet bay.Sakin bir koy.
  • blogblag
    #1337
    blog, internet günlüğü · isim
    I write a blog.Blog yazıyorum.
  • corekor
    #1338
    çekirdek, öz; temel · isim, sıfat
    The Earth's core.Dünyanın çekirdeği.
  • democraticdemıkrætik
    #1339
    demokratik · sıfat
    A democratic country.Demokratik ülke.
  • descriptiondiskripşın
    #1340
    betimleme, tarif, tanım · isim
    A short description.Kısa betimleme.
  • Sen kur

    Web'de bir yerde.

    Cevabı gösterSomewhere on the web.
5Kelime 1341–1350 · honest, mention10 kelime
  • excellenteksılınt
    #1341
    fevkalade, çok iyi · sıfat
    Excellent work!Harika iş!
  • existigzist
    #1342
    var olmak · fiil
    Do ghosts exist?Hayaletler var mı?
  • guardgard
    #1343
    bekçi, muhafız; korumak · isim, fiil
    A security guard.Güvenlik görevlisi.
  • honestanıst
    #1344
    dürüst · sıfat
    An honest answer.Dürüst cevap.
    Uzman notuTo be honest: açıkçası.
    an honest answer = dürüst cevap
    to be honest = açıkçası
  • medicinemedısın
    #1345
    ilaç; tıp · isim
    Take your medicine.İlacını iç.
    Uzman notuStudy medicine: tıp okumak.
    take your medicine = ilacını iç
    study medicine = tıp okumak
  • mentionmenşın
    #1346
    bahsetmek, söz etmek · fiil
    She mentioned you.Senden bahsetti.
    Uzman notuAraya about girmez: she mentioned the trip.
    she mentioned you = senden bahsetti
    she mentioned the trip = geziden bahsetti
  • mountainmauntın
    #1347
    dağ · isim
    A high mountain.Yüksek dağ.
  • nuclearnuukliır
    #1348
    nükleer · sıfat
    Nuclear energy.Nükleer enerji.
  • portport
    #1349
    liman · isim
    A busy port.İşlek liman.
  • presenceprezıns
    #1350
    varlık, orada bulunma · isim
    I felt his presence.Varlığını hissettim.
  • Sen kur

    Seyirciye karşı dürüst ol.

    Cevabı gösterBe honest with the audience.
6Kelime 1351–1360 · taste, shoot10 kelime
  • reactionriækşın
    #1351
    tepki; reaksiyon · isim
    A strong reaction.Sert bir tepki.
  • reduceriduus
    #1352
    azaltmak, düşürmek · fiil
    Reduce the cost.Maliyeti azalt.
  • shootşuut
    #1353
    ateş etmek; (film, video) çekmek · fiil
    Don't shoot!Ateş etme!
    Uzman notuShoot a video: video çek.
    don't shoot = ateş etme
    shoot a video = video çek
  • solidsalıd
    #1354
    katı; sağlam · sıfat, isim
    Solid food.Katı yiyecek.
  • sportsport
    #1355
    spor · isim
    My favorite sport.En sevdiğim spor.
  • stressstres
    #1356
    stres; vurgu · isim, fiil
    Too much stress.Çok fazla stres.
  • tasteteyst
    #1357
    tadına bakmak; tat; zevk · fiil, isim
    Taste this.Tadına bak.
    Uzman notuTadını anlatırken sıfat gelir: it tastes good.
    taste this = tadına bak
    it tastes good = tadı güzel
  • teatii
    #1358
    çay · isim
    Iced tea.Buzlu çay.
  • victoryviktıri
    #1359
    zafer, galibiyet · isim
    A great victory.Büyük zafer.
  • afternoonæftırnuun
    #1360
    öğleden sonra · isim
    This afternoon.Bugün öğleden sonra.
    Uzman notuGün adıyla: on Monday afternoon.
    this afternoon = bugün öğleden sonra
    on Monday afternoon = pazartesi öğleden sonra
  • Sen kur

    Bu ilacın tadı kötü.

    Cevabı gösterThis medicine tastes bad.
7Kelime 1361–1370 · clothes, flat10 kelime
  • assistantısistınt
    #1361
    yardımcı, asistan · isim
    My assistant will help you.Yardımcım size yardım edecek.
  • classicklæsik
    #1362
    klasik · sıfat, isim
    A classic movie.Klasik bir film.
  • clothesklouz
    #1363
    kıyafetler, giysiler · isim
    New clothes.Yeni kıyafetler.
    Uzman notuHep çoğul kullanılır: my clothes are dry.
    new clothes = yeni kıyafetler
    my clothes are dry = kıyafetlerim kuru
  • electricilektrik
    #1364
    elektrikli · sıfat
    An electric car.Elektrikli araba.
  • emergencyimörcınsi
    #1365
    acil durum · isim
    In an emergency.Acil durumda.
  • entirelyintayırli
    #1366
    tümüyle, tamamen · zarf
    Entirely different.Tümüyle farklı.
  • failurefeylyır
    #1367
    başarısızlık; arıza · isim
    A big failure.Büyük başarısızlık.
  • festivalfestıvıl
    #1368
    festival, şenlik · isim
    A music festival.Müzik festivali.
  • flatflæt
    #1369
    düz, yassı · sıfat
    A flat surface.Düz bir yüzey.
    Uzman notuA flat tire: patlak lastik.
    a flat surface = düz bir yüzey
    a flat tire = patlak lastik
  • fuelfyuuıl
    #1370
    yakıt · isim
    We need fuel.Yakıt lazım.
  • Sen kur

    Bugün öğleden sonra kıyafet aldım.

    Cevabı gösterI bought clothes this afternoon.
8Kelime 1371–1380 · pair, ill10 kelime
  • hellohelou
    #1371
    merhaba; alo · ünlem
    Hello, who's this?Alo, kimsiniz?
  • illil
    #1372
    hasta, rahatsız · sıfat
    He's seriously ill.Ağır hasta.
    Uzman notuİsmin önünde: a sick child.
    he's seriously ill = ağır hasta
    a sick child = hasta bir çocuk
  • initialinişıl
    #1373
    başlangıçtaki, ilk · sıfat
    The initial plan.İlk plan.
  • kickkik
    #1374
    tekmelemek; tekme · fiil, isim
    Kick the ball.Topu tekmele.
  • mailmeyl
    #1375
    posta; postalamak · isim, fiil
    Check your mail.Postana bak.
  • massivemæsiv
    #1376
    dev gibi, çok büyük · sıfat
    A massive building.Devasa bir bina.
  • pairper
    #1377
    çift · isim
    A pair of shoes.Bir çift ayakkabı.
    Uzman notuTek kot için: a pair of jeans.
    a pair of shoes = bir çift ayakkabı
    a pair of jeans = bir kot pantolon
  • planepleyn
    #1378
    uçak · isim
    By plane.Uçakla.
  • plentyplenti
    #1379
    bolca, yeterince çok · zamir
    Plenty of time.Bolca vakit.
  • princeprins
    #1380
    prens · isim
    The little prince.Küçük prens.
  • Sen kur

    Yardımcım ağır hasta.

    Cevabı gösterMy assistant is seriously ill.
9Kelime 1381–1390 · quarter, shape10 kelime
  • properprapır
    #1381
    uygun, doğru, usulüne uygun · sıfat
    The proper way.Doğru yöntem.
  • quarterkwortır
    #1382
    çeyrek; yirmi beş sentlik para · isim
    A quarter past six.Altıyı çeyrek geçiyor.
    Uzman notuYirmi beş sentlik Amerikan parasına da quarter denir.
    a quarter past six = altıyı çeyrek geçiyor
    a quarter = yirmi beş sent
  • regionalriicınıl
    #1383
    bölgesel · sıfat
    Regional news.Bölgesel haberler.
  • sessionseşın
    #1384
    seans, oturum · isim
    A training session.Antrenman seansı.
  • shapeşeyp
    #1385
    şekil, biçim · isim
    A round shape.Yuvarlak bir şekil.
    Uzman notuIn good shape: formda.
    a round shape = yuvarlak bir şekil
    in good shape = formda
  • skyskay
    #1386
    gökyüzü · isim
    A clear sky.Açık gökyüzü.
  • teachingtiiçing
    #1387
    öğretmenlik, öğretim · isim
    I love teaching.Öğretmenliği seviyorum.
  • transfertrænsför
    #1388
    aktarmak; aktarma, transfer · fiil, isim
    Transfer the money.Parayı aktar.
  • upperapır
    #1389
    üstteki, yukarıdaki · sıfat
    The upper floor.Üst kat.
  • usefulyuusfıl
    #1390
    kullanışlı, yararlı · sıfat
    A useful tool.Kullanışlı bir alet.
  • Sen kur

    Uçağın şekli.

    Cevabı gösterThe shape of the plane.
10Kelime 1391–1400 · accident, bear10 kelime
  • valleyvæli
    #1391
    vadi · isim
    A green valley.Yeşil vadi.
  • willingwiling
    #1392
    istekli, gönüllü · sıfat
    I'm willing to help.Yardım etmeye istekliyim.
  • zonezoun
    #1393
    bölge, kuşak; (saat) dilimi · isim
    A time zone.Saat dilimi.
  • accidentæksıdınt
    #1394
    kaza · isim
    A car accident.Araba kazası.
    Uzman notuKazara derken: I broke it by accident.
    a car accident = araba kazası
    I broke it by accident = yanlışlıkla kırdım
  • advancedıdvænst
    #1395
    ileri düzey, gelişmiş · sıfat
    Advanced level.İleri seviye.
  • alternativeoltörnıtiv
    #1396
    başka yol, alternatif · isim, sıfat
    No alternative.Başka yolu yok.
  • anywhereeniwer
    #1397
    herhangi bir yer; hiçbir yer · zarf
    Sit anywhere.İstediğin yere otur.
    Uzman notuOlumsuzda: hiçbir yer.
    sit anywhere = istediğin yere otur
    anywhere = olumsuzda: hiçbir yer
  • bearber
    #1398
    ayı; katlanmak, dayanmak · isim, fiil
    A brown bear.Boz ayı.
    Uzman notuKatlanamayınca: I can't bear this heat.
    a brown bear = boz ayı
    I can't bear this heat = bu sıcağa dayanamıyorum
  • boatbout
    #1399
    tekne, kayık · isim
    A fishing boat.Balıkçı teknesi.
  • capacitykıpæsıti
    #1400
    kapasite, hacim · isim
    Full capacity.Tam kapasite.
  • Sen kur

    Bunu kazara aktardım.

    Cevabı gösterI transferred this by accident.

Ara test

5 soru · ilk bloklardan

Ara test1 / 5

She ____ me.

Kelime kartları

Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir

Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
investigation
investıgeyşın
Anlamını düşün, sonra karta dokun

Son test

10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden

Son test1 / 10

"Çok heyecanlıyım." nasıl denir?

Bölümün notları

Yazdır ya da PDF olarak kaydet

raiseraise kids = çocuk büyüt
suggestsuggest = öner · offer = ikram et
excitedI'm excited = heyecanlıyım
madmad at me = bana kızgın
honestto be honest = açıkçası
mentionmention the trip = geziden bahset
tasteit tastes good = tadı güzel
clothesclothes = kıyafetler (hep çoğul)
paira pair of jeans = bir kot
accidentby accident = kazara
Sıradaki bölüm

Bölüm 15: kelime 1401–1500

Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.