En çok kullanılan 5000 kelime
En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 3
201–300. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.
Videodaki bölümler
Önce kendini dene
5 soru · bölümün tuzakları
Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.
Başlangıç testi1 / 5
Sence "Hiçbir şeyim yok." nasıl denir?
100 kelime
201–300 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle
1Kelime 201–210 · already, anything, nothing10 kelime
- careker#201umursamak; özen · fiil, isimI don't care.Umurumda değil.
- startstart#202başlamak · fiilLet's start.Başlayalım.
- systemsistım#203sistem · isimThe system is down.Sistem çöktü.
- weekwiik#204hafta · isimSee you next week.Haftaya görüşürüz.
- alreadyolredi#205çoktan, zaten · zarfI've already eaten.Ben çoktan yedim.Uzman notuYardımcı fiille asıl fiilin arasına girer.
- anythingenithing#206herhangi bir şey; hiçbir şey · zamirI don't have anything.Hiçbir şeyim yok.Uzman notuOlumsuz cümlede 'hiçbir şey' olur: I don't have anything.
- casekeys#207durum, vaka · isimJust in case.Her ihtimale karşı.
- nothingnathing#208hiçbir şey · zamirI have nothing.Hiçbir şeyim yok.Uzman notuKendisi olumsuzdur; fiil olumlu kalır.
- personpörsın#209kişi, insan · isimA good person.İyi bir insan.
- todaytıdey#210bugün · zarf, isimNot today.Bugün olmaz.
- Sen kur
Onu çoktan buldum.
Cevabı göster
I've already found it.
2Kelime 211–220 · enough, read, yet10 kelime
- changeçeync#211değiştirmek, değişmek · fiil, isimI changed my mind.Fikrimi değiştirdim.
- enoughinaf#212yeterli, yeterince · belirleyici, zarfGood enough.Yeterince iyi.Uzman notuSıfatın ise arkasına geçer: good enough, yeterince iyi.
- everythingevrithing#213her şey · zamirEverything is fine.Her şey yolunda.
- fullful#214dolu; tok · sıfatI'm full.Doydum.
- liveliv#215yaşamak, oturmak · fiilI live here.Burada oturuyorum.
- makingmeyking#216yapıyor; yapma · fiilI'm making dinner.Yemek yapıyorum.
- pointpoynt#217nokta; amaç · isimGood point.İyi dedin, haklısın.
- readriid#218okumak · fiilI read every night.Her gece okurum.Uzman notuGeçmişi aynı yazılır, 'red' okunur.
- yetyet#219henüz · zarfNot yet.Henüz değil.Uzman notuOlmuş bir şey için already dersin.not yet = henüz değilalready = çoktan
- badbæd#220kötü · sıfatNot bad.Fena değil.
- Sen kur
Bugün yeterince vaktim var.
Cevabı göster
I have enough time today.
3Kelime 221–230 · hard, mean, tell10 kelime
- fourfor#221dört · sayıAt four.Saat dörtte.
- hardhard#222zor; sert · sıfat, zarfIt's too hard.Fazla zor.Uzman notuFiille work hard olur: sıkı çalışmak.
- meanmiin#223anlamına gelmek; demek istemek · fiilWhat does it mean?Bu ne demek?Uzman notuAnlam sorarken what does ile başlarsın: what does it mean?
- oncewans#224bir kez; bir zamanlar · zarfOnce a week.Haftada bir.Uzman notuBir de 'bir zamanlar' demek.once = bir kezonce = bir zamanlar
- supportsıport#225desteklemek; destek · fiil, isimI support you.Seni destekliyorum.
- telltel#226söylemek, anlatmak · fiilTell me.Söyle bana.Uzman notuArdından kişi gelir; say me denmez.
- includinginkluuding#227dâhil · edatIncluding tax.Vergi dâhil.
- musicmyuuzik#228müzik · isimI love music.Müziğe bayılırım.
- powerpauır#229güç; elektrik · isimThe power is out.Elektrik kesik.
- stopstap#230durmak, durdurmak · fiilStop here.Burada dur.
- Sen kur
Bana her şeyi anlat.
Cevabı göster
Tell me everything.
4Kelime 231–240 · job10 kelime
- waterwotır#231su · isimI need water.Suya ihtiyacım var.
- basedbeyst#232dayalı, dayanan · sıfatBased on a true story.Gerçek bir hikâyeye dayalı.
- believebiliiv#233inanmak · fiilI believe you.Sana inanıyorum.
- callkol#234aramak; çağırmak · fiil, isimI'll call you.Seni ararım.
- headhed#235baş, kafa · isimUse your head.Kafanı kullan.
- nationalnæşınıl#236ulusal, millî · sıfatThe national team.Millî takım.
- smallsmol#237küçük · sıfatIt's too small.Fazla küçük.
- whitewayt#238beyaz · sıfat, isimA white T-shirt.Beyaz bir tişört.
- farfar#239uzak · zarf, sıfatHow far?Ne kadar uzak?
- jobcab#240iş, meslek · isimI got a job.İş buldum.Uzman notuSayılan bir isimdir; work ise sayılmaz, a work denmez.
- Sen kur
Zor bir işim var.
Cevabı göster
I have a hard job.
5Kelime 241–250 · though, actually, less10 kelime
- sidesayd#241yan, taraf · isimOn the other side.Öbür tarafta.
- thoughdhou#242yine de, ama; gerçi · zarf, bağlaçThanks, though.Yine de sağ ol.Uzman notuCümlenin sonuna gelir.
- trytray#243denemek, çabalamak · fiilTry again.Bir daha dene.
- yesyes#244evet · ünlemYes, please.Evet, lütfen.
- actuallyækçuıli#245aslında · zarfActually, I'm busy.Aslında meşgulüm.Uzman notuZamanla ilgisi yok; 'şu anda' için now dersin.actually = aslındanow = şu anda
- laterleytır#246sonra, daha sonra · zarfSee you later.Sonra görüşürüz.
- lessles#247daha az · belirleyici, zarfLess sugar.Daha az şeker.Uzman notuSayılanlarda fewer kullanırsın.less = sayılmayanlafewer = sayılanla
- linelayn#248sıra, kuyruk; çizgi · isimI'm in line.Sıradayım.
- orderordır#249sipariş vermek; sipariş, düzen · fiil, isimI'd like to order.Sipariş vermek istiyorum.
- partyparti#250parti · isimA birthday party.Doğum günü partisi.
- Sen kur
Aslında uzak değil.
Cevabı göster
Actually, it's not far.
6Kelime 251–260 · open10 kelime
- runran#251koşmak · fiilI run every morning.Her sabah koşarım.
- servicesörvis#252hizmet, servis · isimGreat service.Harika hizmet.
- countrykantri#253ülke · isimA beautiful country.Güzel bir ülke.
- openoupın#254açmak; açık · fiil, sıfatOpen the door.Kapıyı aç.Uzman notu'Açık' anlamında da open kalır: we're open, açığız.
- seasonsiizın#255mevsim; sezon · isimThe new season.Yeni sezon.
- thankthænk#256teşekkür etmek · fiilThank you.Teşekkür ederim.
- everyoneevriwan#257herkes · zamirHi, everyone.Herkese selam.
- generalcenrıl#258genel · sıfatIn general.Genel olarak.
- unitedyunaytıd#259birleşik · sıfatThe United States.Amerika Birleşik Devletleri.
- areaeriı#260bölge, alan · isimA nice area.Güzel bir bölge.
- Sen kur
Kapıyı sonra aç.
Cevabı göster
Open the door later.
7Kelime 261–270 · kind10 kelime
- blackblæk#261siyah · sıfat, isimBlack coffee.Sütsüz kahve.
- followingfalouing#262sonraki, izleyen · sıfatThe following day.Ertesi gün.
- lawlo#263yasa, hukuk · isimIt's against the law.Yasalara aykırı.
- togethertıgedhır#264birlikte, beraber · zarfLet's go together.Birlikte gidelim.
- warwor#265savaş · isimWar and peace.Savaş ve barış.
- wholehoul#266bütün, tüm · sıfatThe whole day.Bütün gün.
- carkar#267araba · isimRent a car.Araba kirala.
- facefeys#268yüz, surat · isimWash your face.Yüzünü yıka.
- fivefayv#269beş · sayıGive me five minutes.Bana beş dakika ver.
- kindkaynd#270tür, çeşit; nazik · isim, sıfatWhat kind of music?Ne tür müzik?Uzman notuSıfat olarak ise 'nazik' demek: you're very kind.what kind of music = ne tür müzikyou're very kind = çok naziksin
- Sen kur
Herkes çok nazik.
Cevabı göster
Everyone is very kind.
8Kelime 271–280 · hope, least10 kelime
- maybemeybi#271belki · zarfMaybe later.Belki sonra.
- perpör#272başına, her … için · edatMiles per hour.Saatte mil.
- presidentprezıdınt#273başkan · isimThe club president.Kulüp başkanı.
- storystori#274hikâye · isimA true story.Gerçek bir hikâye.
- workingwörking#275çalışıyor; çalışan · fiilIt's not working.Çalışmıyor.
- coursekors#276kurs, ders; (of course) tabii · isimOf course.Tabii ki.
- healthhelth#277sağlık · isimGood for your health.Sağlığa iyi gelir.
- hopehoup#278ummak; umut · fiil, isimI hope so.Umarım öyledir.Uzman notuTersi: I hope not, umarım değildir.
- importantimportınt#279önemli · sıfatIt's very important.Çok önemli.
- leastliist#280en az · belirleyici, zarfAt least try.En azından dene.Uzman notuKalıbı at least: at least try, en azından dene.
- Sen kur
En azından nazikti.
Cevabı göster
At least he was kind.
9Kelime 281–290 · news, able, information10 kelime
- meansmiinz#281anlamına gelir; araç, yol · fiilThat means yes.Bu evet demek.
- newsnuuz#282haber · isimThe news is good.Haberler iyi.Uzman notuÇoğul gibi durur ama tekildir.
- withinwidhin#283içinde (süre, sınır) · edatWithin an hour.Bir saat içinde.
- ableeybıl#284yapabilen, muktedir · sıfatI'll be able to come.Gelebileceğim.Uzman notuKalıbı be able to, 'yapabilmek' demek.
- bookbuk#285kitap · isimA good book.İyi bir kitap.
- earlyörli#286erken · sıfat, zarfYou're early.Erken geldin.
- informationinfırmeyşın#287bilgi · isimMore information.Daha fazla bilgi.Uzman notuSayılmaz; çoğul yapılmaz.
- localloukıl#288yerel, yöresel · sıfatLocal food.Yöresel yemek.
- ohou#289aa, ya (şaşkınlık) · ünlemOh, really?Aa, sahi mi?
- postpoust#290paylaşmak; gönderi · fiil, isimI posted it.Onu paylaştım.
- Sen kur
Önemli bir haberim var.
Cevabı göster
I have important news.
10Kelime 291–300 · ago, talk10 kelime
- thanksthænks#291sağ ol, teşekkürler · ünlem, isimThanks a lot.Çok sağ ol.
- videovidiou#292video · isimWatch this video.Bu videoyu izle.
- youngyang#293genç · sıfatYou're still young.Hâlâ gençsin.
- agoıgou#294önce (şu andan geriye) · zarfTwo days ago.İki gün önce.Uzman notuSürenin arkasına gelir: two days ago, iki gün önce.
- socialsouşıl#295sosyal, toplumsal · sıfatSocial media.Sosyal medya.
- talktok#296konuşmak · fiil, isimTalk to me.Konuş benimle.Uzman notuKalıbı talk to: talk to me.
- courtkort#297saha, kort; mahkeme · isimBasketball court.Basketbol sahası.
- factfækt#298gerçek, olgu · isimIn fact.Aslında.
- halfhæf#299yarım, yarı · isim, belirleyiciHalf an hour.Yarım saat.
- handhænd#300el · isimGive me a hand.Bana yardım et.
- Sen kur
İki gün önce paylaştım.
Cevabı göster
I posted two days ago.
Ara test
5 soru · ilk bloklardan
Ara test1 / 5
There's ____ in the box.
Kelime kartları
Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir
Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
care
ker
Anlamını düşün, sonra karta dokun
Son test
10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden
Son test1 / 10
"Hiçbir şeyim yok." nasıl denir?
Bölümün notları
Yazdır ya da PDF olarak kaydet
anythingI don't have anything.
enoughgood enough · enough money
yetnot yet = henüz değil
meanWhat does it mean?
telltell me (say me değil)
joba job (a work değil)
actuallyaslında (şu anda = now)
openWe're open = açığız
at leastat least try = en azından dene
agotwo days ago = iki gün önce
Bölüm 4: kelime 301–400
Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.