İngilizce DozumDefterim

En çok kullanılan 5000 kelime

En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 4

301–400. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.

301–400100 kelime · 12 uzman notu20 dk8 Ekim 2026
YouTube'da aç

Videodaki bölümler

Önce kendini dene

5 soru · bölümün tuzakları

Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.

Başlangıç testi1 / 5

Sence "Biletleri ben öderim." nasıl denir?

100 kelime

301–400 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle

1Kelime 301–310 · mind, become10 kelime
  • levellevıl
    #301
    seviye, düzey · isim
    The next level.Bir sonraki seviye.
  • mindmaynd
    #302
    akıl, zihin; aldırmak · isim, fiil
    I don't mind.Benim için fark etmez.
    Uzman notuFiil olunca 'aldırmak' anlamı verir: I don't mind.
    mind = akıl, zihin
    I don't mind = fark etmez
  • oftenofın
    #303
    sık sık · zarf
    How often?Ne sıklıkla?
  • singlesingıl
    #304
    tek; bekâr · sıfat
    I'm single.Bekârım.
  • becomebikam
    #305
    olmak, hâline gelmek · fiil
    To become a doctor.Doktor olmak.
    Uzman notuGeçmişi became olur.
  • bodybadi
    #306
    vücut, beden · isim
    Body language.Beden dili.
  • controlkıntroul
    #307
    kontrol; yönetmek · isim, fiil
    Everything is under control.Her şey kontrol altında.
  • deathdeth
    #308
    ölüm · isim
    Life and death.Ölüm kalım.
  • foodfuud
    #309
    yemek, yiyecek · isim
    The food is great.Yemekler harika.
  • guygai
    #310
    adam, çocuk (gündelik) · isim
    He's a good guy.O iyi bir adam.
  • Sen kur

    Her şey zorlaştı.

    Cevabı gösterEverything became hard.
2Kelime 311–320 · pay, lost10 kelime
  • officeofis
    #311
    ofis, büro · isim
    The new office.Yeni ofis.
  • paypey
    #312
    ödemek · fiil
    I'll pay for the tickets.Biletleri ben öderim.
    Uzman notuAldığın şeyi söylerken pay for dersin.
  • problemprablım
    #313
    sorun, problem · isim
    No problem.Sorun değil.
  • southsauth
    #314
    güney · isim, sıfat
    In the south.Güneyde.
  • truetruu
    #315
    doğru, gerçek · sıfat
    That's true.Bu doğru.
  • almostolmoust
    #316
    neredeyse · zarf
    Almost every day.Neredeyse her gün.
  • historyhistri
    #317
    tarih · isim
    World history.Dünya tarihi.
  • largelarc
    #318
    büyük, geniş · sıfat
    A large house.Büyük bir ev.
  • lostlost
    #319
    kayıp, kaybolmuş · sıfat
    I'm lost.Kayboldum.
    Uzman notuAynı zamanda lose fiilinin geçmişi.
  • researchriisörç
    #320
    araştırma · isim
    Do your own research.Kendi araştırmanı yap.
  • Sen kur

    Yemeği ben öderim.

    Cevabı gösterI'll pay for the food.
3Kelime 321–330 · else, matter10 kelime
  • roomruum
    #321
    oda · isim
    A single room.Tek kişilik oda.
  • severalsevrıl
    #322
    birkaç · belirleyici
    Several times.Birkaç kez.
  • universityyunivörsıti
    #323
    üniversite · isim
    A university student.Üniversite öğrencisi.
  • winwin
    #324
    kazanmak · fiil
    We can win.Kazanabiliriz.
  • wrongrong
    #325
    yanlış · sıfat
    Wrong number.Yanlış numara.
  • alongılong
    #326
    boyunca; birlikte · edat, zarf
    Along the river.Nehir boyunca.
  • anyoneeniwan
    #327
    herhangi biri, kimse · zamir
    Is anyone home?Evde kimse var mı?
  • elseels
    #328
    başka · zarf
    Anything else?Başka bir şey?
    Uzman notuAnything gibi kelimelerden ve soru kelimelerinden sonra gelir.
    anything else = başka bir şey
    what else = başka ne
  • girlgörl
    #329
    kız · isim
    A little girl.Küçük bir kız.
  • mattermætır
    #330
    mesele, konu; önemli olmak · isim, fiil
    It doesn't matter.Fark etmez.
    Uzman notuFiil olunca 'önemli olmak' demek.
    matter = mesele
    it doesn't matter = fark etmez
  • Sen kur

    Araştırma gerçekten önemlidir.

    Cevabı gösterResearch really matters.
4Kelime 331–340 · pretty, remember, bit10 kelime
  • prettypriti
    #331
    güzel, hoş; oldukça · sıfat, zarf
    Pretty good.Oldukça iyi.
    Uzman notuSıfatın önüne gelince 'oldukça' anlamı verir: pretty good.
    pretty = güzel, hoş
    pretty good = oldukça iyi
  • rememberrimembır
    #332
    hatırlamak · fiil
    Remember to call me.Beni aramayı unutma.
    Uzman notuRemember to call me: aramayı unutma.
    remember = hatırlamak
    remember to call = aramayı unutma
  • airer
    #333
    hava · isim
    I need fresh air.Temiz havaya ihtiyacım var.
  • bitbit
    #334
    küçük parça; (a bit) biraz · isim
    A bit tired.Biraz yorgun.
    Uzman notuA bit 'biraz' anlamı verir.
  • friendfrend
    #335
    arkadaş · isim
    My best friend.En iyi arkadaşım.
  • hithit
    #336
    vurmak; çok tutan şey · fiil, isim
    A big hit.Çok tutan bir iş.
  • nicenays
    #337
    hoş, güzel; kibar · sıfat
    Nice to meet you.Tanıştığıma memnun oldum.
  • probablyprabıbli
    #338
    muhtemelen · zarf
    Probably not.Muhtemelen hayır.
  • understandandırstænd
    #339
    anlamak · fiil
    I don't understand.Anlamıyorum.
  • yeahyeı
    #340
    evet (gündelik) · ünlem
    Yeah, sure.Evet, tabii.
  • Sen kur

    Odayı hatırlıyorum.

    Cevabı gösterI remember the room.
5Kelime 341–350 · close, past, due10 kelime
  • classklæs
    #341
    sınıf; ders · isim
    After class.Dersten sonra.
  • closeklouz
    #342
    kapatmak; yakın · fiil, sıfat
    Close the door.Kapıyı kapat.
    Uzman notuSıfat olunca 'yakın' demek; o zaman 'klous' okunur.
    close (klouz) = kapatmak
    close (klous) = yakın
  • ideaaydiı
    #343
    fikir · isim
    I have no idea.Hiçbir fikrim yok.
  • internationalintırnæşınıl
    #344
    uluslararası · sıfat
    An international flight.Uluslararası uçuş.
  • pastpæst
    #345
    geçmiş; (saatte) geçe · isim, edat
    Half past two.İki buçuk.
    Uzman notuSaatte 'geçe' anlamı verir.
  • possiblepasıbıl
    #346
    mümkün · sıfat
    If possible.Mümkünse.
  • causekoz
    #347
    neden olmak; neden · fiil, isim
    It can cause problems.Sorunlara neden olabilir.
  • dueduu
    #348
    beklenen; (due to) yüzünden · sıfat
    Due to the rain.Yağmur yüzünden.
    Uzman notuDue to kalıbı 'yüzünden' anlamı verir: due to the rain.
  • happyhæpi
    #349
    mutlu · sıfat
    Happy birthday!Mutlu yıllar!
  • humanhyuumın
    #350
    insan; insani · isim, sıfat
    I'm only human.Ben de insanım.
  • Sen kur

    Oldukça yakınız.

    Cevabı gösterWe're pretty close.
6Kelime 351–360 · wait, ask, late10 kelime
  • movemuuv
    #351
    hareket etmek; taşınmak · fiil
    Don't move.Kıpırdama.
  • questionkwesçın
    #352
    soru · isim
    Good question.Güzel soru.
  • seriessiriiz
    #353
    dizi; seri · isim
    A new series.Yeni bir dizi.
  • waitweyt
    #354
    beklemek · fiil
    Wait for me.Beni bekle.
    Uzman notuKimi beklediğini söylerken wait for kullanırsın.
  • womanwumın
    #355
    kadın · isim
    A young woman.Genç bir kadın.
  • askæsk
    #356
    sormak; istemek · fiil
    Ask for help.Yardım iste.
    Uzman notuBir şey isterken ask for dersin: ask for help.
    ask me = bana sor
    ask for help = yardım iste
  • communitykımyuunıti
    #357
    topluluk · isim
    The local community.Yerel topluluk.
  • datadeytı
    #358
    veri · isim
    Mobile data.Mobil veri.
  • lateleyt
    #359
    geç · sıfat, zarf
    Sorry, I'm late.Kusura bakma, geç kaldım.
    Uzman notuLately ise 'son zamanlarda' demek.
    late = geç
    lately = son zamanlarda
  • leaveliiv
    #360
    bırakmak; ayrılmak · fiil
    Leave it here.Onu buraya bırak.
  • Sen kur

    Mümkünse beni bekle.

    Cevabı gösterWait for me if possible.
7Kelime 361–370 · either, million10 kelime
  • northnorth
    #361
    kuzey · isim, sıfat
    North and south.Kuzey ve güney.
  • specialspeşıl
    #362
    özel · sıfat
    Nothing special.Özel bir şey yok.
  • watchwaç
    #363
    izlemek; kol saati · fiil, isim
    Let's watch a movie.Film izleyelim.
  • eitheriidhır
    #364
    ikisinden biri; de, da · belirleyici, zarf
    I don't know either.Ben de bilmiyorum.
    Uzman notuOlumsuz cümlenin sonunda 'de, da' anlamı verir.
  • futurefyuuçır
    #365
    gelecek · isim
    In the future.Gelecekte.
  • lightlayt
    #366
    ışık; hafif · isim, sıfat
    Turn off the light.Işığı kapat.
  • lowlou
    #367
    düşük, alçak · sıfat
    Low battery.Düşük pil.
  • millionmilyın
    #368
    milyon · sayı
    Two million people.İki milyon kişi.
    Uzman notuSayıdan sonra çoğul yapılmaz.
  • morningmorning
    #369
    sabah · isim
    In the morning.Sabahleyin.
  • policepıliis
    #370
    polis · isim
    The police station.Polis karakolu.
  • Sen kur

    Ben de beklemedim.

    Cevabı gösterI didn't wait either.
8Kelime 371–380 · buy, rather10 kelime
  • shortşort
    #371
    kısa · sıfat
    Life is short.Hayat kısa.
  • staystey
    #372
    kalmak · fiil
    Stay here.Burada kal.
  • ageeyc
    #373
    yaş · isim
    At your age.Senin yaşında.
  • buybay
    #374
    satın almak · fiil
    I'll buy it.Onu satın alacağım.
    Uzman notuGeçmişi bought; 'bot' okunur.
  • dealdiil
    #375
    anlaşma; (deal with) ilgilenmek · isim, fiil
    It's a deal.Anlaştık.
  • ratherrædhır
    #376
    oldukça; tercihen · zarf
    I'd rather stay home.Evde kalmayı tercih ederim.
    Uzman notuKalıbı would rather: 'tercih ederim' demek.
  • reasonriizın
    #377
    neden, sebep · isim
    For no reason.Sebepsiz yere.
  • redred
    #378
    kırmızı · sıfat, isim
    A red light.Kırmızı ışık.
  • reportriport
    #379
    rapor; bildirmek · isim, fiil
    The weather report.Hava durumu.
  • soonsuun
    #380
    yakında, birazdan · zarf
    See you soon.Yakında görüşürüz.
  • Sen kur

    Televizyon izlemeyi tercih ederim.

    Cevabı gösterI'd rather watch TV.
9Kelime 381–390 · turn, myself10 kelime
  • thirdthörd
    #381
    üçüncü · sıra sayısı
    The third floor.Üçüncü kat.
  • turntörn
    #382
    dönmek, çevirmek; sıra · fiil, isim
    Turn on the light.Işığı aç.
    Uzman notuIşığı açarken turn on the light dersin.
  • whetherwedhır
    #383
    olup olmadığı · bağlaç
    Ask whether it's true.Doğru olup olmadığını sor.
  • amongımang
    #384
    arasında · edat
    Among friends.Arkadaşlar arasında.
  • checkçek
    #385
    kontrol etmek, bakmak · fiil, isim
    Let me check.Bir bakayım.
  • developmentdivelıpmınt
    #386
    gelişme, kalkınma · isim
    A new development.Yeni bir gelişme.
  • formform
    #387
    form; biçim · isim
    Fill out the form.Formu doldur.
  • furtherfördhır
    #388
    daha ileri; daha fazla · zarf, sıfat
    Further information.Daha fazla bilgi.
  • hearthart
    #389
    kalp · isim
    A big heart.Kocaman bir kalp.
  • myselfmayself
    #390
    kendim, kendimi · zamir
    I did it myself.Onu kendim yaptım.
    Uzman notuKalıbı by myself: tek başıma.
  • Sen kur

    Onu kendim satın aldım.

    Cevabı gösterI bought it myself.
10Kelime 391–400 · although, fun10 kelime
  • yourselfyurself
    #391
    kendin, kendini · zamir
    Be yourself.Kendin ol.
  • actækt
    #392
    davranmak; rol yapmak · fiil, isim
    Act normal.Normal davran.
  • althougholdhou
    #393
    -e rağmen, gerçi · bağlaç
    Although it's late, I'm happy.Geç olmasına rağmen mutluyum.
    Uzman notuAnlamı though ile aynı.
  • childçayld
    #394
    çocuk · isim
    An only child.Tek çocuk.
  • firefayır
    #395
    ateş; yangın · isim
    The fire alarm.Yangın alarmı.
  • funfan
    #396
    eğlence; eğlenceli · isim, sıfat
    It was fun.Eğlenceliydi.
    Uzman notuFunny ise 'komik' demek; 'eğlenceli' için kullanılmaz.
    fun = eğlenceli
    funny = komik
  • livingliving
    #397
    geçim; yaşayan · isim
    For a living.Geçinmek için.
  • majormeycır
    #398
    büyük, önemli · sıfat
    A major problem.Büyük bir sorun.
  • mediamiidiı
    #399
    medya, basın · isim
    On social media.Sosyal medyada.
  • phonefoun
    #400
    telefon · isim
    Answer the phone.Telefona bak.
  • Sen kur

    Üçüncüsü eğlenceliydi.

    Cevabı gösterThe third one was fun.

Ara test

5 soru · ilk bloklardan

Ara test1 / 5

She ____ a doctor.

Kelime kartları

Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir

Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
level
levıl
Anlamını düşün, sonra karta dokun

Son test

10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden

Son test1 / 10

"Biletleri ben öderim." nasıl denir?

Bölümün notları

Yazdır ya da PDF olarak kaydet

mindI don't mind = fark etmez
paypay for the tickets
elseanything else · what else
prettypretty good = oldukça iyi
due todue to the rain = yağmur yüzünden
waitwait for me (wait me değil)
askask for help = yardım iste
eitherI don't know either.
turn onturn on the light = ışığı aç
funfun = eğlenceli · funny = komik
Sıradaki bölüm

Bölüm 5: kelime 401–500

Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.