En çok kullanılan 5000 kelime
En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 4
301–400. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.
Videodaki bölümler
Önce kendini dene
5 soru · bölümün tuzakları
Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.
Sence "Biletleri ben öderim." nasıl denir?
100 kelime
301–400 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle
1Kelime 301–310 · mind, become10 kelime
- levellevıl#301seviye, düzey · isimThe next level.Bir sonraki seviye.
- mindmaynd#302akıl, zihin; aldırmak · isim, fiilI don't mind.Benim için fark etmez.Uzman notuFiil olunca 'aldırmak' anlamı verir: I don't mind.mind = akıl, zihinI don't mind = fark etmez
- oftenofın#303sık sık · zarfHow often?Ne sıklıkla?
- singlesingıl#304tek; bekâr · sıfatI'm single.Bekârım.
- becomebikam#305olmak, hâline gelmek · fiilTo become a doctor.Doktor olmak.Uzman notuGeçmişi became olur.
- bodybadi#306vücut, beden · isimBody language.Beden dili.
- controlkıntroul#307kontrol; yönetmek · isim, fiilEverything is under control.Her şey kontrol altında.
- deathdeth#308ölüm · isimLife and death.Ölüm kalım.
- foodfuud#309yemek, yiyecek · isimThe food is great.Yemekler harika.
- guygai#310adam, çocuk (gündelik) · isimHe's a good guy.O iyi bir adam.
- Sen kur
Her şey zorlaştı.
Cevabı göster
Everything became hard.
2Kelime 311–320 · pay, lost10 kelime
- officeofis#311ofis, büro · isimThe new office.Yeni ofis.
- paypey#312ödemek · fiilI'll pay for the tickets.Biletleri ben öderim.Uzman notuAldığın şeyi söylerken pay for dersin.
- problemprablım#313sorun, problem · isimNo problem.Sorun değil.
- southsauth#314güney · isim, sıfatIn the south.Güneyde.
- truetruu#315doğru, gerçek · sıfatThat's true.Bu doğru.
- almostolmoust#316neredeyse · zarfAlmost every day.Neredeyse her gün.
- historyhistri#317tarih · isimWorld history.Dünya tarihi.
- largelarc#318büyük, geniş · sıfatA large house.Büyük bir ev.
- lostlost#319kayıp, kaybolmuş · sıfatI'm lost.Kayboldum.Uzman notuAynı zamanda lose fiilinin geçmişi.
- researchriisörç#320araştırma · isimDo your own research.Kendi araştırmanı yap.
- Sen kur
Yemeği ben öderim.
Cevabı göster
I'll pay for the food.
3Kelime 321–330 · else, matter10 kelime
- roomruum#321oda · isimA single room.Tek kişilik oda.
- severalsevrıl#322birkaç · belirleyiciSeveral times.Birkaç kez.
- universityyunivörsıti#323üniversite · isimA university student.Üniversite öğrencisi.
- winwin#324kazanmak · fiilWe can win.Kazanabiliriz.
- wrongrong#325yanlış · sıfatWrong number.Yanlış numara.
- alongılong#326boyunca; birlikte · edat, zarfAlong the river.Nehir boyunca.
- anyoneeniwan#327herhangi biri, kimse · zamirIs anyone home?Evde kimse var mı?
- elseels#328başka · zarfAnything else?Başka bir şey?Uzman notuAnything gibi kelimelerden ve soru kelimelerinden sonra gelir.anything else = başka bir şeywhat else = başka ne
- girlgörl#329kız · isimA little girl.Küçük bir kız.
- mattermætır#330mesele, konu; önemli olmak · isim, fiilIt doesn't matter.Fark etmez.Uzman notuFiil olunca 'önemli olmak' demek.matter = meseleit doesn't matter = fark etmez
- Sen kur
Araştırma gerçekten önemlidir.
Cevabı göster
Research really matters.
4Kelime 331–340 · pretty, remember, bit10 kelime
- prettypriti#331güzel, hoş; oldukça · sıfat, zarfPretty good.Oldukça iyi.Uzman notuSıfatın önüne gelince 'oldukça' anlamı verir: pretty good.pretty = güzel, hoşpretty good = oldukça iyi
- rememberrimembır#332hatırlamak · fiilRemember to call me.Beni aramayı unutma.Uzman notuRemember to call me: aramayı unutma.remember = hatırlamakremember to call = aramayı unutma
- airer#333hava · isimI need fresh air.Temiz havaya ihtiyacım var.
- bitbit#334küçük parça; (a bit) biraz · isimA bit tired.Biraz yorgun.Uzman notuA bit 'biraz' anlamı verir.
- friendfrend#335arkadaş · isimMy best friend.En iyi arkadaşım.
- hithit#336vurmak; çok tutan şey · fiil, isimA big hit.Çok tutan bir iş.
- nicenays#337hoş, güzel; kibar · sıfatNice to meet you.Tanıştığıma memnun oldum.
- probablyprabıbli#338muhtemelen · zarfProbably not.Muhtemelen hayır.
- understandandırstænd#339anlamak · fiilI don't understand.Anlamıyorum.
- yeahyeı#340evet (gündelik) · ünlemYeah, sure.Evet, tabii.
- Sen kur
Odayı hatırlıyorum.
Cevabı göster
I remember the room.
5Kelime 341–350 · close, past, due10 kelime
- classklæs#341sınıf; ders · isimAfter class.Dersten sonra.
- closeklouz#342kapatmak; yakın · fiil, sıfatClose the door.Kapıyı kapat.Uzman notuSıfat olunca 'yakın' demek; o zaman 'klous' okunur.close (klouz) = kapatmakclose (klous) = yakın
- ideaaydiı#343fikir · isimI have no idea.Hiçbir fikrim yok.
- internationalintırnæşınıl#344uluslararası · sıfatAn international flight.Uluslararası uçuş.
- pastpæst#345geçmiş; (saatte) geçe · isim, edatHalf past two.İki buçuk.Uzman notuSaatte 'geçe' anlamı verir.
- possiblepasıbıl#346mümkün · sıfatIf possible.Mümkünse.
- causekoz#347neden olmak; neden · fiil, isimIt can cause problems.Sorunlara neden olabilir.
- dueduu#348beklenen; (due to) yüzünden · sıfatDue to the rain.Yağmur yüzünden.Uzman notuDue to kalıbı 'yüzünden' anlamı verir: due to the rain.
- happyhæpi#349mutlu · sıfatHappy birthday!Mutlu yıllar!
- humanhyuumın#350insan; insani · isim, sıfatI'm only human.Ben de insanım.
- Sen kur
Oldukça yakınız.
Cevabı göster
We're pretty close.
6Kelime 351–360 · wait, ask, late10 kelime
- movemuuv#351hareket etmek; taşınmak · fiilDon't move.Kıpırdama.
- questionkwesçın#352soru · isimGood question.Güzel soru.
- seriessiriiz#353dizi; seri · isimA new series.Yeni bir dizi.
- waitweyt#354beklemek · fiilWait for me.Beni bekle.Uzman notuKimi beklediğini söylerken wait for kullanırsın.
- womanwumın#355kadın · isimA young woman.Genç bir kadın.
- askæsk#356sormak; istemek · fiilAsk for help.Yardım iste.Uzman notuBir şey isterken ask for dersin: ask for help.ask me = bana sorask for help = yardım iste
- communitykımyuunıti#357topluluk · isimThe local community.Yerel topluluk.
- datadeytı#358veri · isimMobile data.Mobil veri.
- lateleyt#359geç · sıfat, zarfSorry, I'm late.Kusura bakma, geç kaldım.Uzman notuLately ise 'son zamanlarda' demek.late = geçlately = son zamanlarda
- leaveliiv#360bırakmak; ayrılmak · fiilLeave it here.Onu buraya bırak.
- Sen kur
Mümkünse beni bekle.
Cevabı göster
Wait for me if possible.
7Kelime 361–370 · either, million10 kelime
- northnorth#361kuzey · isim, sıfatNorth and south.Kuzey ve güney.
- specialspeşıl#362özel · sıfatNothing special.Özel bir şey yok.
- watchwaç#363izlemek; kol saati · fiil, isimLet's watch a movie.Film izleyelim.
- eitheriidhır#364ikisinden biri; de, da · belirleyici, zarfI don't know either.Ben de bilmiyorum.Uzman notuOlumsuz cümlenin sonunda 'de, da' anlamı verir.
- futurefyuuçır#365gelecek · isimIn the future.Gelecekte.
- lightlayt#366ışık; hafif · isim, sıfatTurn off the light.Işığı kapat.
- lowlou#367düşük, alçak · sıfatLow battery.Düşük pil.
- millionmilyın#368milyon · sayıTwo million people.İki milyon kişi.Uzman notuSayıdan sonra çoğul yapılmaz.
- morningmorning#369sabah · isimIn the morning.Sabahleyin.
- policepıliis#370polis · isimThe police station.Polis karakolu.
- Sen kur
Ben de beklemedim.
Cevabı göster
I didn't wait either.
8Kelime 371–380 · buy, rather10 kelime
- shortşort#371kısa · sıfatLife is short.Hayat kısa.
- staystey#372kalmak · fiilStay here.Burada kal.
- ageeyc#373yaş · isimAt your age.Senin yaşında.
- buybay#374satın almak · fiilI'll buy it.Onu satın alacağım.Uzman notuGeçmişi bought; 'bot' okunur.
- dealdiil#375anlaşma; (deal with) ilgilenmek · isim, fiilIt's a deal.Anlaştık.
- ratherrædhır#376oldukça; tercihen · zarfI'd rather stay home.Evde kalmayı tercih ederim.Uzman notuKalıbı would rather: 'tercih ederim' demek.
- reasonriizın#377neden, sebep · isimFor no reason.Sebepsiz yere.
- redred#378kırmızı · sıfat, isimA red light.Kırmızı ışık.
- reportriport#379rapor; bildirmek · isim, fiilThe weather report.Hava durumu.
- soonsuun#380yakında, birazdan · zarfSee you soon.Yakında görüşürüz.
- Sen kur
Televizyon izlemeyi tercih ederim.
Cevabı göster
I'd rather watch TV.
9Kelime 381–390 · turn, myself10 kelime
- thirdthörd#381üçüncü · sıra sayısıThe third floor.Üçüncü kat.
- turntörn#382dönmek, çevirmek; sıra · fiil, isimTurn on the light.Işığı aç.Uzman notuIşığı açarken turn on the light dersin.
- whetherwedhır#383olup olmadığı · bağlaçAsk whether it's true.Doğru olup olmadığını sor.
- amongımang#384arasında · edatAmong friends.Arkadaşlar arasında.
- checkçek#385kontrol etmek, bakmak · fiil, isimLet me check.Bir bakayım.
- developmentdivelıpmınt#386gelişme, kalkınma · isimA new development.Yeni bir gelişme.
- formform#387form; biçim · isimFill out the form.Formu doldur.
- furtherfördhır#388daha ileri; daha fazla · zarf, sıfatFurther information.Daha fazla bilgi.
- hearthart#389kalp · isimA big heart.Kocaman bir kalp.
- myselfmayself#390kendim, kendimi · zamirI did it myself.Onu kendim yaptım.Uzman notuKalıbı by myself: tek başıma.
- Sen kur
Onu kendim satın aldım.
Cevabı göster
I bought it myself.
10Kelime 391–400 · although, fun10 kelime
- yourselfyurself#391kendin, kendini · zamirBe yourself.Kendin ol.
- actækt#392davranmak; rol yapmak · fiil, isimAct normal.Normal davran.
- althougholdhou#393-e rağmen, gerçi · bağlaçAlthough it's late, I'm happy.Geç olmasına rağmen mutluyum.Uzman notuAnlamı though ile aynı.
- childçayld#394çocuk · isimAn only child.Tek çocuk.
- firefayır#395ateş; yangın · isimThe fire alarm.Yangın alarmı.
- funfan#396eğlence; eğlenceli · isim, sıfatIt was fun.Eğlenceliydi.Uzman notuFunny ise 'komik' demek; 'eğlenceli' için kullanılmaz.fun = eğlencelifunny = komik
- livingliving#397geçim; yaşayan · isimFor a living.Geçinmek için.
- majormeycır#398büyük, önemli · sıfatA major problem.Büyük bir sorun.
- mediamiidiı#399medya, basın · isimOn social media.Sosyal medyada.
- phonefoun#400telefon · isimAnswer the phone.Telefona bak.
- Sen kur
Üçüncüsü eğlenceliydi.
Cevabı göster
The third one was fun.
Ara test
5 soru · ilk bloklardan
She ____ a doctor.
Kelime kartları
Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir
Son test
10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden
"Biletleri ben öderim." nasıl denir?
Bölümün notları
Yazdır ya da PDF olarak kaydet
Bölüm 5: kelime 401–500
Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.