En çok kullanılan 5000 kelime
En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 5
401–500. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.
Videodaki bölümler
Önce kendini dene
5 soru · bölümün tuzakları
Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.
Sence "Buraya arkadaşını getir." nasıl denir?
100 kelime
401–500 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle
1Kelime 401–410 · quite, plan10 kelime
- artart#401sanat · isimModern art.Modern sanat.
- behindbihaynd#402arkasında, arkada · edat, zarfBehind the door.Kapının arkasında.
- buildingbilding#403bina · isimAn old building.Eski bir bina.
- easyiizi#404kolay · sıfatIt's easy.Bu kolay.
- marketmarkıt#405pazar; piyasa · isimThe fish market.Balık pazarı.
- nearnir#406yakınında, yakın · edat, sıfatNear the station.İstasyonun yakınında.
- planplæn#407planlamak; plan · fiil, isimI plan to stay.Kalmayı planlıyorum.Uzman notuI plan to stay: kalmayı planlıyorum.plan = planlamakI plan to stay = kalmayı planlıyorum
- politicalpılitikıl#408siyasi, politik · sıfatA political party.Siyasi parti.
- quitekwayt#409oldukça; tamamen · zarfQuite good.Oldukça iyi.Uzman notuKesin bir sıfatla 'tamamen' anlamı verir: quite sure.quite good = oldukça iyiI'm quite sure = tamamen eminim
- sixsıks#410altı · sayıSix o'clock.Saat altı.
- Sen kur
Kalmayı planlıyorum.
Cevabı göster
I plan to stay.
2Kelime 411–420 · front, son10 kelime
- westwest#411batı · isim, sıfatIn the west.Batıda.
- availableıveylıbıl#412müsait; mevcut · sıfatAre you available?Müsait misin?
- educationecukeyşın#413eğitim · isimA good education.İyi bir eğitim.
- finalfaynıl#414son, nihai; final · sıfat, isimThe final exam.Son sınav.
- formerformır#415eski, önceki · sıfatThe former president.Eski başkan.
- frontfrant#416ön taraf, ön · isim, sıfatIn front of the house.Evin önünde.Uzman notuKalıbı in front of, 'önünde' demek.the front door = ön kapıin front of the house = evin önünde
- listlist#417liste; listelemek · isim, fiilA shopping list.Alışveriş listesi.
- readyredi#418hazır · sıfatI'm ready.Hazırım.
- sometimessamtaymz#419bazen · zarfSometimes I'm late.Bazen geç kalırım.
- sonsan#420oğul, erkek evlat · isimMy son.Oğlum.Uzman notuTürkçedeki gibi değil, 'san' okunur.
- Sen kur
Binanın önünde.
Cevabı göster
In front of the building.
3Kelime 421–430 · bring, meet10 kelime
- streetstriit#421sokak, cadde · isimStreet food.Sokak yemeği.
- bringbring#422getirmek · fiilBring your friend.Arkadaşını getir.Uzman notuBaşka yere götürürken take dersin.bring your friend = arkadaşını getirtake it home = eve götür
- collegekalic#423üniversite, yüksekokul · isimI'm in college.Üniversitede okuyorum.
- currentkörınt#424şimdiki, güncel · sıfatMy current job.Şimdiki işim.
- exampleigzæmpıl#425örnek · isimFor example.Örneğin.
- experienceikspiriıns#426deneyim, tecrübe · isim, fiilWork experience.İş deneyimi.
- meetmiit#427tanışmak; buluşmak · fiilLet's meet at six.Altıda buluşalım.Uzman notu'Buluşmak' anlamı da verir.meet = tanışmaklet's meet at six = altıda buluşalım
- programprougræm#428program · isimA TV program.Televizyon programı.
- typetayp#429tür, tip · isim, fiilNot my type.Benim tipim değil.
- babybeybi#430bebek · isimA baby girl.Kız bebek.
- Sen kur
Oğlunu getir.
Cevabı göster
Bring your son.
4Kelime 431–440 · study, across10 kelime
- chanceçæns#431şans, fırsat · isimGive me a chance.Bana bir fırsat ver.
- fatherfadhır#432baba · isimMy father.Babam.
- marchmarç#433mart; yürüyüş · isimIn March.Martta.
- processprases#434süreç · isimA long process.Uzun bir süreç.
- songsong#435şarkı · isimA love song.Aşk şarkısı.
- studystadi#436ders çalışmak; okumak · fiil, isimI have to study.Ders çalışmam lazım.Uzman notuBir bölümde okumak da study: I study law.I have to study = ders çalışmam lazımI study law = hukuk okuyorum
- wordwörd#437kelime, söz · isimIn other words.Başka bir deyişle.
- acrossıkros#438karşısında; karşıya · edat, zarfAcross the street.Caddenin karşısında.Uzman notuWalk across: karşıya geç.across the street = caddenin karşısındawalk across = karşıya geç
- actionækşın#439eylem, hareket · isimTake action.Harekete geç.
- clearklir#440açık, net; berrak · sıfat, fiilIs that clear?Bu açık mı?
- Sen kur
Caddenin karşısında buluşalım.
Cevabı göster
Let's meet across the street.
5Kelime 441–450 · instead, cost10 kelime
- himselfhimself#441kendisi, kendini (erkek) · zamirHe did it himself.Kendisi yaptı.
- monthmanth#442ay (takvim) · isimNext month.Gelecek ay.
- outsideautsayd#443dışarıda, dışında · zarf, edatWait outside.Dışarıda bekle.
- selfself#444kendi, öz · isimIt's self-service.Kendin alıyorsun.
- boardbord#445tahta, pano; kurul · isim, fiilOn the board.Tahtada.
- costkost#446(fiyatı) tutmak; maliyet · fiil, isimHow much does it cost?Ne kadar tutuyor?Uzman notuGeçmişi de cost, değişmez.
- cutkat#447kesmek · fiil, isimCut the cake.Pastayı kes.
- fieldfiild#448saha, alan; tarla · isimA soccer field.Futbol sahası.
- insteadinsted#449onun yerine · zarfI'll have tea instead.Onun yerine çay alayım.Uzman notuİsimle kurarken tea instead of coffee dersin.I'll have tea instead = onun yerine çaytea instead of coffee = kahve yerine çay
- mainmeyn#450ana, asıl · sıfatThe main reason.Asıl sebep.
- Sen kur
Onun yerine ders çalışalım.
Cevabı göster
Let's study instead.
6Kelime 451–460 · fine, moment, fight10 kelime
- momentmoumınt#451an · isimJust a moment.Bir an bekle.Uzman notuIn a moment 'birazdan' demek.just a moment = bir anin a moment = birazdan
- mothermadhır#452anne · isimMother's Day.Anneler Günü.
- roadroud#453yol · isimI'm on the road.Yoldayım, seyahatteyim.
- thinkingthinking#454düşünme, düşünce · isimGood thinking!İyi düşündün!
- towntaun#455kasaba, küçük şehir · isimA small town.Küçük bir kasaba.
- departmentdipartmınt#456bölüm, departman · isimThe sales department.Satış bölümü.
- energyenırci#457enerji · isimFull of energy.Enerji dolu.
- fightfayt#458kavga etmek, savaşmak; kavga · fiil, isimDon't fight.Kavga etmeyin.Uzman notuGeçmişi fought; 'fot' okunur.
- finefayn#459iyi; para cezası · sıfat, isimI'm fine.İyiyim.Uzman notuİsim olunca 'para cezası' demek: I paid a fine.I'm fine = iyiyimI paid a fine = ceza ödedim
- forcefors#460zorlamak; güç, kuvvet · fiil, isimDon't force it.Zorlama.
- Sen kur
Ceza çok tuttu.
Cevabı göster
The fine cost a lot.
7Kelime 461–470 · hear, rest10 kelime
- hearhir#461duymak, işitmek · fiilI can't hear you.Seni duyamıyorum.Uzman notuKendiliğinden gelen ses hear; dikkatle dinlemek listen.hear = duymaklisten = dinlemek
- issueişuu#462sorun, konu · isimA big issue.Büyük bir sorun.
- priceprays#463fiyat · isimA good price.İyi bir fiyat.
- restrest#464dinlenmek; geri kalan · fiil, isimYou need to rest.Dinlenmen lazım.Uzman notuThe rest 'geri kalan' demek: the rest of the day.rest = dinlenmekthe rest of the day = günün geri kalanı
- runningraning#465koşu, koşma · isimI go running.Koşuya çıkarım.
- spacespeys#466yer, alan; uzay · isimA parking space.Park yeri.
- summersamır#467yaz · isimLast summer.Geçen yaz.
- termtörm#468vade, dönem; terim · isimIn the long term.Uzun vadede.
- wifewayf#469eş (kadın) · isimThis is my wife.Bu benim eşim.
- beautifulbyuutıfıl#470güzel, çok güzel · sıfatA beautiful day.Güzel bir gün.
- Sen kur
Annemi duyabiliyorum.
Cevabı göster
I can hear my mother.
8Kelime 471–480 · date, miss10 kelime
- datedeyt#471tarih (gün); randevu · isimWhat's the date today?Bugünün tarihi ne?Uzman notuGeçmişi anlatan tarih için history dersin.date = takvimdeki tarihhistory = geçmişi anlatan tarih
- landlænd#472arazi, kara; inmek · isim, fiilA piece of land.Bir arsa, bir parça arazi.
- missmis#473özlemek; kaçırmak · fiilI miss you.Seni özledim.Uzman notu'Kaçırmak' anlamı da var: I missed the bus.I miss you = seni özledimI missed the bus = otobüsü kaçırdım
- projectpracekt#474proje · isimA school project.Okul projesi.
- shotşat#475atış, vuruş; çekim · isimNice shot!Güzel vuruş!
- sitesayt#476alan, saha; site · isimA construction site.İnşaat alanı.
- strongstrong#477güçlü; sert · sıfatStrong coffee.Sert kahve.
- accountıkaunt#478hesap · isimA bank account.Banka hesabı.
- especiallyispeşıli#479özellikle · zarfEspecially in summer.Özellikle yazın.
- includeinkluud#480dahil etmek, içermek · fiilIs breakfast included?Kahvaltı dahil mi?
- Sen kur
Karımı özlüyorum.
Cevabı göster
I miss my wife.
9Kelime 481–490 · common, record, film10 kelime
- junecuun#481haziran · isimSee you in June.Haziranda görüşürüz.
- periodpiriıd#482süre, dönem · isimA short period.Kısa bir süre.
- positionpızişın#483konum, pozisyon · isimA good position.İyi bir konum.
- recordrekırd#484kayıt, rekor; kaydetmek · isim, fiilA world record.Dünya rekoru.Uzman notuFiilken record okunur, 'kaydetmek' demek.record (REkırd) = kayıt, rekorrecord (riKORD) = kaydetmek
- similarsimılır#485benzer · sıfatThey look similar.Benziyorlar.
- totaltoutıl#486toplam · isim, sıfatIn total.Toplamda.
- aboveıbav#487üstünde, yukarısında · edat, zarfAbove the door.Kapının üstünde.
- clubklab#488kulüp · isimA book club.Kitap kulübü.
- commonkamın#489yaygın; ortak · sıfatWe have a lot in common.Çok ortak yönümüz var.Uzman notuWe have a lot in common: çok ortak yönümüz var.a common name = yaygın bir isima lot in common = çok ortak yön
- filmfilm#490film · isim, fiilA short film.Kısa film.Uzman notuAmerika'da movie denir.
- Sen kur
Tarihi kaydet.
Cevabı göster
Record the date.
10Kelime 491–500 · likely, lead, county10 kelime
- leadliid#491önderlik etmek, yol göstermek · fiilLead the way.Yolu göster.Uzman notuGeçmişi led olur.
- likelylaykli#492olası, muhtemel · sıfatIt's likely to rain.Muhtemelen yağmur yağacak.Uzman notuBe fiiliyle kurarsın; probably ise zarftır.it's likely to rain = be fiili + likelyit'll probably rain = probably: zarf
- militarymilıteri#493askerî; ordu · sıfat, isimMilitary service.Askerlik.
- perfectpörfıkt#494mükemmel, kusursuz · sıfatNobody's perfect.Kimse mükemmel değil.
- personalpörsınıl#495kişisel, özel · sıfatNothing personal.Kişisel bir şey değil.
- securitysıkyurıti#496güvenlik · isimAirport security.Havaalanı güvenliği.
- shareşer#497paylaşmak; pay · fiil, isimWe can share.Paylaşabiliriz.
- tvtiivii#498televizyon · isimWhat's on TV?Televizyonda ne var?
- aprileyprıl#499nisan · isimIn early April.Nisan başında.
- countykaunti#500eyaletin alt bölgesi · isimIt's in Orange County.Orange County'de.Uzman notuCountry ise 'ülke' demek.county = eyaletin alt bölgesicountry = ülke
- Sen kur
Kulübe annem önderlik ediyor.
Cevabı göster
My mother leads the club.
Ara test
5 soru · ilk bloklardan
The ____ door.
Kelime kartları
Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir
Son test
10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden
"Buraya arkadaşını getir." nasıl denir?
Bölümün notları
Yazdır ya da PDF olarak kaydet
Bölüm 6: kelime 501–600
Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.