En çok kullanılan 5000 kelime
En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 6
501–600. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.
Videodaki bölümler
Önce kendini dene
5 soru · bölümün tuzakları
Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.
Başlangıç testi1 / 5
Sence "İki saat bekledim." nasıl denir?
100 kelime
501–600 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle
1Kelime 501–510 · couple, dead, hold10 kelime
- couplekapıl#501çift; birkaç · isimA young couple.Genç bir çift.Uzman notuA couple of days: birkaç gün.a young couple = genç bir çifta couple of days = birkaç gün
- deadded#502ölü; şarjı bitmiş · sıfatMy phone is dead.Telefonumun şarjı bitti.Uzman notuMy phone is dead: şarjı bitti.dead = ölümy phone is dead = telefonumun şarjı bitti
- happenhæpın#503olmak, meydana gelmek · fiilWhat happened?Ne oldu?
- holdhould#504tutmak · fiilHold the door.Kapıyı tut.Uzman notuHold on: bekle, bir saniye.hold the door = kapıyı tuthold on = bekle
- industryindıstri#505sanayi, sektör · isimThe music industry.Müzik sektörü.
- insideinsayd#506içeri, içeride; içinde · zarf, edatCome inside.İçeri gel.
- onlineanlayn#507internette, çevrim içi · sıfat, zarfI shop online.İnternetten alışveriş yaparım.
- playerpleyır#508oyuncu (sporcu) · isimA soccer player.Futbol oyuncusu.
- privateprayvıt#509özel, kişiye ait · sıfatA private school.Özel okul.
- returnritörn#510iade etmek; geri dönmek · fiil, isimReturn the book.Kitabı iade et.
- Sen kur
Elimi tut.
Cevabı göster
Hold my hand.
2Kelime 511–520 · sense, hour, break10 kelime
- sensesens#511his, duygu; anlam · isimA sense of humor.Mizah duygusu.Uzman notuIt makes sense: mantıklı, akla yatkın.a sense of humor = mizah duygusuit makes sense = mantıklı
- starstar#512yıldız · isimA movie star.Film yıldızı.
- testtest#513test, sınav; test etmek · isim, fiilA blood test.Kan testi.
- viewvyuu#514manzara; görüş · isimWhat a view!Ne manzara!
- breakbreyk#515kırmak; mola · fiil, isimTake a break.Bir mola ver.Uzman notuTake a break: mola ver.break = kırmaktake a break = mola ver
- eventivent#516etkinlik; olay · isimA big event.Büyük bir etkinlik.
- hourauır#517saat (altmış dakika) · isimI waited an hour.Bir saat bekledim.Uzman notuSaati sorarken time kullanırsın: what time is it?I waited an hour = bir saat bekledimwhat time is it? = saat kaç?
- membermembır#518üye · isimA family member.Aile üyesi.
- middlemidıl#519orta · isim, sıfatIn the middle.Ortada.
- presentprezınt#520hediye; şimdiki · isim, sıfatA birthday present.Doğum günü hediyesi.
- Sen kur
Bir saat önce oldu.
Cevabı göster
It happened an hour ago.
3Kelime 521–530 · answer, sorry, guess10 kelime
- resultrizalt#521sonuç · isimThe test results.Test sonuçları.
- sorrysari#522üzgün; üzgünüm, pardon · sıfat, ünlemSorry I'm late.Üzgünüm, geciktim.Uzman notuKötü habere de I'm sorry dersin.sorry I'm late = üzgünüm, geciktimI'm sorry = üzüldüm (kötü habere)
- trainingtreyning#523eğitim, antrenman · isimA training program.Eğitim programı.
- wishwiş#524dilek; dilemek · isim, fiilMake a wish.Bir dilek tut.
- answerænsır#525cevaplamak; cevap · fiil, isimAnswer the question.Soruyu cevapla.Uzman notuÇalan telefonu açmak da answer: answer the phone.answer the question = soruyu cevaplaanswer the phone = telefonu aç
- boyboy#526erkek çocuk, oğlan · isimA little boy.Küçük bir oğlan.
- designdizayn#527tasarım; tasarlamak · isim, fiilGraphic design.Grafik tasarım.
- finallyfaynıli#528sonunda, nihayet · zarfFinally, you're here!Nihayet geldin!
- goldgould#529altın · isim, sıfatA gold medal.Altın madalya.
- guessges#530tahmin etmek; sanmak · fiil, isimGuess what!Bil bakalım ne oldu!Uzman notuI guess so: sanırım öyle.guess what = bil bakalımI guess so = sanırım öyle
- Sen kur
Üzgünüm, molaya ihtiyacım var.
Cevabı göster
Sorry, I need a break.
4Kelime 531–540 · interest, policy10 kelime
- interestintrıst#531ilgi; ilgilendirmek · isim, fiilI'm interested in art.Sanatla ilgileniyorum.Uzman notuInterested in kalıbı: I'm interested in art.interest = ilgiI'm interested in art = sanatla ilgileniyorum
- julyculay#532temmuz · isimThe end of July.Temmuz sonu.
- kingking#533kral · isimA good king.İyi bir kral.
- learnlörn#534öğrenmek · fiilI'm learning English.İngilizce öğreniyorum.
- policypalısi#535ilke, politika; poliçe · isimCompany policy.Şirket politikası.Uzman notuSigorta poliçesi de policy.company policy = şirket politikasıan insurance policy = sigorta poliçesi
- societysısayıti#536toplum · isimModern society.Modern toplum.
- aloneıloun#537yalnız, tek başına · sıfat, zarfI live alone.Yalnız yaşıyorum.
- averageævrıc#538ortalama · isim, sıfatOn average.Ortalama olarak.
- bankbænk#539banka · isimThe World Bank.Dünya Bankası.
- certainsörtın#540emin; kesin; belirli · sıfatAre you certain?Emin misin?
- Sen kur
Tasarımla ilgileniyorum.
Cevabı göster
I'm interested in design.
5Kelime 541–550 · park, hot10 kelime
- churchçörç#541kilise · isimAn old church.Eski bir kilise.
- eastiist#542doğu · isim, sıfatThe Middle East.Orta Doğu.
- hothat#543sıcak; acı (baharatlı) · sıfatIt's hot today.Bugün hava sıcak.Uzman notuHot sauce: acı sos.it's hot today = bugün hava sıcakhot sauce = acı sos
- medicalmedikıl#544tıbbi · sıfatMedical school.Tıp fakültesi.
- moviemuuvi#545film · isimMy favorite movie.En sevdiğim film.
- originalıricınıl#546özgün; ilk, asıl · sıfat, isimAn original idea.Özgün bir fikir.
- parkpark#547park; park etmek · isim, fiilIn the park.Parkta.Uzman notuOtoparka parking lot denir.in the park = parktain the parking lot = otoparkta
- performancepırformıns#548performans; gösteri · isimA great performance.Harika bir performans.
- presspres#549basmak; basın · fiil, isimPress the button.Düğmeye bas.
- roleroul#550rol · isimAn important role.Önemli bir rol.
- Sen kur
Temmuzda hava sıcak.
Cevabı göster
It's hot in July.
6Kelime 551–560 · worth, bill10 kelime
- themselvesdhımselvz#551kendileri, kendilerini · zamirThey did it themselves.Kendileri yaptılar.
- worthwörth#552(bir şeye) değer, değen · sıfatIt's worth it.Buna değer.Uzman notuBe fiiliyle kurulur: it's worth it.it's worth it = buna değerit's not worth it = buna değmez
- billbil#553fatura; banknot · isimThe electric bill.Elektrik faturası.Uzman notuBanknota da bill denir.the electric bill = elektrik faturasıa dollar bill = dolar banknotu
- coolkuul#554harika, havalı; serin · sıfatThat's cool!Bu harika!
- directordırektır#555yönetmen; müdür · isimA movie director.Film yönetmeni.
- exactlyigzæktli#556tam olarak; aynen · zarfExactly!Aynen öyle!
- groundgraund#557yer, toprak (dışarıda) · isimOn the ground.Yerde.
- meetingmiiting#558toplantı · isimI'm in a meeting.Toplantıdayım.
- provideprıvayd#559sağlamak, temin etmek · fiilWe provide support.Destek sağlıyoruz.
- relationshiprileyşınşip#560ilişki · isimA good relationship.İyi bir ilişki.
- Sen kur
Film değer mi?
Cevabı göster
Is the movie worth it?
7Kelime 561–570 · sound, follow10 kelime
- septemberseptembır#561eylül · isimSchool starts in September.Okul eylülde başlıyor.
- soundsaund#562ses; kulağa gelmek · isim, fiilThat sounds good.Kulağa hoş geliyor.Uzman notuFiil olunca 'kulağa gelmek' demek: that sounds good.the sound of rain = yağmur sesithat sounds good = kulağa hoş geliyor
- sourcesors#563kaynak · isimA source of energy.Enerji kaynağı.
- usuallyyuujuıli#564genellikle · zarfI usually stay home.Genellikle evde kalırım.
- valuevælyuu#565değer · isim, fiilFamily values.Aile değerleri.
- evidenceevidıns#566kanıt, delil · isimThere's no evidence.Kanıt yok.
- followfalou#567takip etmek, izlemek · fiilFollow me.Beni takip et.
- officialıfişıl#568resmî; yetkili · sıfat, isimThe official language.Resmî dil.
- okoukey#569tamam; iyi · ünlem, sıfatAre you OK?İyi misin?
- productionprıdakşın#570üretim; yapım · isimMass production.Seri üretim.
- Sen kur
Yönetmeni takip et.
Cevabı göster
Follow the director.
8Kelime 571–580 · save, stand10 kelime
- ratereyt#571oran; kur, ücret · isimThe success rate.Başarı oranı.
- readingriiding#572okuma · isimReading glasses.Okuma gözlüğü.
- roundraund#573yuvarlak; tur · sıfat, isimA round table.Yuvarlak masa.
- saveseyv#574kurtarmak; biriktirmek · fiilYou saved my life.Hayatımı kurtardın.Uzman notuPara biriktirmek de save: I'm saving money.you saved my life = hayatımı kurtardınI'm saving money = para biriktiriyorum
- standstænd#575ayakta durmak; dayanmak · fiilI can't stand it.Buna dayanamıyorum.Uzman notuI can't stand it: dayanamıyorum.stand = ayakta durmakI can't stand it = dayanamıyorum
- stuffstaf#576eşya, şeyler · isimWhere's my stuff?Eşyalarım nerede?
- taxtæks#577vergi · isim, fiilIncome tax.Gelir vergisi.
- whateverwıtevır#578her ne, ne olursa · zamir, belirleyiciWhatever you want.Ne istersen.
- amountımaunt#579miktar, tutar · isimA large amount.Büyük bir miktar.
- bluebluu#580mavi · sıfat, isimBlue eyes.Mavi gözler.
- Sen kur
Bu sese dayanamıyorum.
Cevabı göster
I can't stand this sound.
9Kelime 581–590 · fall, fast, match10 kelime
- drivedrayv#581araba sürmek · fiilI drive to work.İşe arabayla gidiyorum.
- eatiit#582yemek yemek · fiilLet's eat.Hadi yiyelim.
- fallfol#583düşmek; sonbahar · fiil, isimDon't fall.Düşme.Uzman notuAmerika'da 'sonbahar' da demek: in the fall.don't fall = düşmein the fall = sonbaharda
- fastfæst#584hızlı · sıfat, zarfA fast car.Hızlı bir araba.Uzman notuFiille de aynı kalır: drive fast.a fast car = hızlı bir arabadrive fast = hızlı sür
- federalfedırıl#585federal · sıfatThe federal government.Federal hükümet.
- feelingfiiling#586his, duygu · isimA bad feeling.Kötü bir his.
- greengriin#587yeşil · sıfat, isimGreen tea.Yeşil çay.
- leagueliig#588lig · isimThe Champions League.Şampiyonlar Ligi.
- managementmænıcmınt#589yönetim · isimTime management.Zaman yönetimi.
- matchmæç#590uymak, eşleşmek; maç · fiil, isimThey don't match.Birbirine uymuyorlar.Uzman notuA tennis match: tenis maçı.they don't match = uymuyorlara tennis match = tenis maçı
- Sen kur
Mavi ve yeşil uymuyor.
Cevabı göster
Blue and green don't match.
10Kelime 591–600 · picture, forward10 kelime
- modelmadıl#591model; örnek · isimA role model.Rol model.
- picturepikçır#592resim; fotoğraf · isimTake a picture.Fotoğraf çek.Uzman notuFotoğraf çekmek için take kullanırsın: take a picture.a family picture = aile fotoğrafıtake a picture = fotoğraf çek
- sizesayz#593beden, boyut · isimWhat size?Kaç beden?
- stepstep#594adım; basamak · isim, fiilStep by step.Adım adım.
- trusttrast#595güvenmek; güven · fiil, isimTrust me.Bana güven.
- centralsentrıl#596merkezî, merkez · sıfatThe central bank.Merkez bankası.
- forwardforwırd#597ileri, ileriye · zarfOne step forward.Bir adım ileri.Uzman notuI'm looking forward to it: dört gözle bekliyorum.one step forward = bir adım ileriI'm looking forward to it = dört gözle bekliyorum
- heyhey#598hey, selam · ünlemHey, guys!Selam millet!
- keykii#599anahtar · isim, sıfatMy car keys.Araba anahtarlarım.
- pagepeyc#600sayfa · isimThe next page.Sonraki sayfa.
- Sen kur
İleri doğru sür.
Cevabı göster
Drive forward.
Ara test
5 soru · ilk bloklardan
Ara test1 / 5
A ____ of days.
Kelime kartları
Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir
Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
couple
kapıl
Anlamını düşün, sonra karta dokun
Son test
10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden
Son test1 / 10
"İki saat bekledim." nasıl denir?
Bölümün notları
Yazdır ya da PDF olarak kaydet
couplea couple of days = birkaç gün
senseit makes sense = mantıklı
hourwhat time is it? = saat kaç?
answeranswer the phone = telefonu aç
interestI'm interested in art
parkin the parking lot = otoparkta
worthit's worth it = buna değer
saveI'm saving money = biriktiriyorum
fallin the fall = sonbaharda
picturetake a picture = fotoğraf çek
Bölüm 7: kelime 601–700
Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.