İngilizce DozumDefterim

En çok kullanılan 5000 kelime

En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 6

501–600. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.

501–600100 kelime · 12 uzman notu20 dk12 Ekim 2026
YouTube'da aç

Videodaki bölümler

Önce kendini dene

5 soru · bölümün tuzakları

Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.

Başlangıç testi1 / 5

Sence "İki saat bekledim." nasıl denir?

100 kelime

501–600 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle

1Kelime 501–510 · couple, dead, hold10 kelime
  • couplekapıl
    #501
    çift; birkaç · isim
    A young couple.Genç bir çift.
    Uzman notuA couple of days: birkaç gün.
    a young couple = genç bir çift
    a couple of days = birkaç gün
  • deadded
    #502
    ölü; şarjı bitmiş · sıfat
    My phone is dead.Telefonumun şarjı bitti.
    Uzman notuMy phone is dead: şarjı bitti.
    dead = ölü
    my phone is dead = telefonumun şarjı bitti
  • happenhæpın
    #503
    olmak, meydana gelmek · fiil
    What happened?Ne oldu?
  • holdhould
    #504
    tutmak · fiil
    Hold the door.Kapıyı tut.
    Uzman notuHold on: bekle, bir saniye.
    hold the door = kapıyı tut
    hold on = bekle
  • industryindıstri
    #505
    sanayi, sektör · isim
    The music industry.Müzik sektörü.
  • insideinsayd
    #506
    içeri, içeride; içinde · zarf, edat
    Come inside.İçeri gel.
  • onlineanlayn
    #507
    internette, çevrim içi · sıfat, zarf
    I shop online.İnternetten alışveriş yaparım.
  • playerpleyır
    #508
    oyuncu (sporcu) · isim
    A soccer player.Futbol oyuncusu.
  • privateprayvıt
    #509
    özel, kişiye ait · sıfat
    A private school.Özel okul.
  • returnritörn
    #510
    iade etmek; geri dönmek · fiil, isim
    Return the book.Kitabı iade et.
  • Sen kur

    Elimi tut.

    Cevabı gösterHold my hand.
2Kelime 511–520 · sense, hour, break10 kelime
  • sensesens
    #511
    his, duygu; anlam · isim
    A sense of humor.Mizah duygusu.
    Uzman notuIt makes sense: mantıklı, akla yatkın.
    a sense of humor = mizah duygusu
    it makes sense = mantıklı
  • starstar
    #512
    yıldız · isim
    A movie star.Film yıldızı.
  • testtest
    #513
    test, sınav; test etmek · isim, fiil
    A blood test.Kan testi.
  • viewvyuu
    #514
    manzara; görüş · isim
    What a view!Ne manzara!
  • breakbreyk
    #515
    kırmak; mola · fiil, isim
    Take a break.Bir mola ver.
    Uzman notuTake a break: mola ver.
    break = kırmak
    take a break = mola ver
  • eventivent
    #516
    etkinlik; olay · isim
    A big event.Büyük bir etkinlik.
  • hourauır
    #517
    saat (altmış dakika) · isim
    I waited an hour.Bir saat bekledim.
    Uzman notuSaati sorarken time kullanırsın: what time is it?
    I waited an hour = bir saat bekledim
    what time is it? = saat kaç?
  • membermembır
    #518
    üye · isim
    A family member.Aile üyesi.
  • middlemidıl
    #519
    orta · isim, sıfat
    In the middle.Ortada.
  • presentprezınt
    #520
    hediye; şimdiki · isim, sıfat
    A birthday present.Doğum günü hediyesi.
  • Sen kur

    Bir saat önce oldu.

    Cevabı gösterIt happened an hour ago.
3Kelime 521–530 · answer, sorry, guess10 kelime
  • resultrizalt
    #521
    sonuç · isim
    The test results.Test sonuçları.
  • sorrysari
    #522
    üzgün; üzgünüm, pardon · sıfat, ünlem
    Sorry I'm late.Üzgünüm, geciktim.
    Uzman notuKötü habere de I'm sorry dersin.
    sorry I'm late = üzgünüm, geciktim
    I'm sorry = üzüldüm (kötü habere)
  • trainingtreyning
    #523
    eğitim, antrenman · isim
    A training program.Eğitim programı.
  • wishwiş
    #524
    dilek; dilemek · isim, fiil
    Make a wish.Bir dilek tut.
  • answerænsır
    #525
    cevaplamak; cevap · fiil, isim
    Answer the question.Soruyu cevapla.
    Uzman notuÇalan telefonu açmak da answer: answer the phone.
    answer the question = soruyu cevapla
    answer the phone = telefonu aç
  • boyboy
    #526
    erkek çocuk, oğlan · isim
    A little boy.Küçük bir oğlan.
  • designdizayn
    #527
    tasarım; tasarlamak · isim, fiil
    Graphic design.Grafik tasarım.
  • finallyfaynıli
    #528
    sonunda, nihayet · zarf
    Finally, you're here!Nihayet geldin!
  • goldgould
    #529
    altın · isim, sıfat
    A gold medal.Altın madalya.
  • guessges
    #530
    tahmin etmek; sanmak · fiil, isim
    Guess what!Bil bakalım ne oldu!
    Uzman notuI guess so: sanırım öyle.
    guess what = bil bakalım
    I guess so = sanırım öyle
  • Sen kur

    Üzgünüm, molaya ihtiyacım var.

    Cevabı gösterSorry, I need a break.
4Kelime 531–540 · interest, policy10 kelime
  • interestintrıst
    #531
    ilgi; ilgilendirmek · isim, fiil
    I'm interested in art.Sanatla ilgileniyorum.
    Uzman notuInterested in kalıbı: I'm interested in art.
    interest = ilgi
    I'm interested in art = sanatla ilgileniyorum
  • julyculay
    #532
    temmuz · isim
    The end of July.Temmuz sonu.
  • kingking
    #533
    kral · isim
    A good king.İyi bir kral.
  • learnlörn
    #534
    öğrenmek · fiil
    I'm learning English.İngilizce öğreniyorum.
  • policypalısi
    #535
    ilke, politika; poliçe · isim
    Company policy.Şirket politikası.
    Uzman notuSigorta poliçesi de policy.
    company policy = şirket politikası
    an insurance policy = sigorta poliçesi
  • societysısayıti
    #536
    toplum · isim
    Modern society.Modern toplum.
  • aloneıloun
    #537
    yalnız, tek başına · sıfat, zarf
    I live alone.Yalnız yaşıyorum.
  • averageævrıc
    #538
    ortalama · isim, sıfat
    On average.Ortalama olarak.
  • bankbænk
    #539
    banka · isim
    The World Bank.Dünya Bankası.
  • certainsörtın
    #540
    emin; kesin; belirli · sıfat
    Are you certain?Emin misin?
  • Sen kur

    Tasarımla ilgileniyorum.

    Cevabı gösterI'm interested in design.
5Kelime 541–550 · park, hot10 kelime
  • churchçörç
    #541
    kilise · isim
    An old church.Eski bir kilise.
  • eastiist
    #542
    doğu · isim, sıfat
    The Middle East.Orta Doğu.
  • hothat
    #543
    sıcak; acı (baharatlı) · sıfat
    It's hot today.Bugün hava sıcak.
    Uzman notuHot sauce: acı sos.
    it's hot today = bugün hava sıcak
    hot sauce = acı sos
  • medicalmedikıl
    #544
    tıbbi · sıfat
    Medical school.Tıp fakültesi.
  • moviemuuvi
    #545
    film · isim
    My favorite movie.En sevdiğim film.
  • originalıricınıl
    #546
    özgün; ilk, asıl · sıfat, isim
    An original idea.Özgün bir fikir.
  • parkpark
    #547
    park; park etmek · isim, fiil
    In the park.Parkta.
    Uzman notuOtoparka parking lot denir.
    in the park = parkta
    in the parking lot = otoparkta
  • performancepırformıns
    #548
    performans; gösteri · isim
    A great performance.Harika bir performans.
  • presspres
    #549
    basmak; basın · fiil, isim
    Press the button.Düğmeye bas.
  • roleroul
    #550
    rol · isim
    An important role.Önemli bir rol.
  • Sen kur

    Temmuzda hava sıcak.

    Cevabı gösterIt's hot in July.
6Kelime 551–560 · worth, bill10 kelime
  • themselvesdhımselvz
    #551
    kendileri, kendilerini · zamir
    They did it themselves.Kendileri yaptılar.
  • worthwörth
    #552
    (bir şeye) değer, değen · sıfat
    It's worth it.Buna değer.
    Uzman notuBe fiiliyle kurulur: it's worth it.
    it's worth it = buna değer
    it's not worth it = buna değmez
  • billbil
    #553
    fatura; banknot · isim
    The electric bill.Elektrik faturası.
    Uzman notuBanknota da bill denir.
    the electric bill = elektrik faturası
    a dollar bill = dolar banknotu
  • coolkuul
    #554
    harika, havalı; serin · sıfat
    That's cool!Bu harika!
  • directordırektır
    #555
    yönetmen; müdür · isim
    A movie director.Film yönetmeni.
  • exactlyigzæktli
    #556
    tam olarak; aynen · zarf
    Exactly!Aynen öyle!
  • groundgraund
    #557
    yer, toprak (dışarıda) · isim
    On the ground.Yerde.
  • meetingmiiting
    #558
    toplantı · isim
    I'm in a meeting.Toplantıdayım.
  • provideprıvayd
    #559
    sağlamak, temin etmek · fiil
    We provide support.Destek sağlıyoruz.
  • relationshiprileyşınşip
    #560
    ilişki · isim
    A good relationship.İyi bir ilişki.
  • Sen kur

    Film değer mi?

    Cevabı gösterIs the movie worth it?
7Kelime 561–570 · sound, follow10 kelime
  • septemberseptembır
    #561
    eylül · isim
    School starts in September.Okul eylülde başlıyor.
  • soundsaund
    #562
    ses; kulağa gelmek · isim, fiil
    That sounds good.Kulağa hoş geliyor.
    Uzman notuFiil olunca 'kulağa gelmek' demek: that sounds good.
    the sound of rain = yağmur sesi
    that sounds good = kulağa hoş geliyor
  • sourcesors
    #563
    kaynak · isim
    A source of energy.Enerji kaynağı.
  • usuallyyuujuıli
    #564
    genellikle · zarf
    I usually stay home.Genellikle evde kalırım.
  • valuevælyuu
    #565
    değer · isim, fiil
    Family values.Aile değerleri.
  • evidenceevidıns
    #566
    kanıt, delil · isim
    There's no evidence.Kanıt yok.
  • followfalou
    #567
    takip etmek, izlemek · fiil
    Follow me.Beni takip et.
  • officialıfişıl
    #568
    resmî; yetkili · sıfat, isim
    The official language.Resmî dil.
  • okoukey
    #569
    tamam; iyi · ünlem, sıfat
    Are you OK?İyi misin?
  • productionprıdakşın
    #570
    üretim; yapım · isim
    Mass production.Seri üretim.
  • Sen kur

    Yönetmeni takip et.

    Cevabı gösterFollow the director.
8Kelime 571–580 · save, stand10 kelime
  • ratereyt
    #571
    oran; kur, ücret · isim
    The success rate.Başarı oranı.
  • readingriiding
    #572
    okuma · isim
    Reading glasses.Okuma gözlüğü.
  • roundraund
    #573
    yuvarlak; tur · sıfat, isim
    A round table.Yuvarlak masa.
  • saveseyv
    #574
    kurtarmak; biriktirmek · fiil
    You saved my life.Hayatımı kurtardın.
    Uzman notuPara biriktirmek de save: I'm saving money.
    you saved my life = hayatımı kurtardın
    I'm saving money = para biriktiriyorum
  • standstænd
    #575
    ayakta durmak; dayanmak · fiil
    I can't stand it.Buna dayanamıyorum.
    Uzman notuI can't stand it: dayanamıyorum.
    stand = ayakta durmak
    I can't stand it = dayanamıyorum
  • stuffstaf
    #576
    eşya, şeyler · isim
    Where's my stuff?Eşyalarım nerede?
  • taxtæks
    #577
    vergi · isim, fiil
    Income tax.Gelir vergisi.
  • whateverwıtevır
    #578
    her ne, ne olursa · zamir, belirleyici
    Whatever you want.Ne istersen.
  • amountımaunt
    #579
    miktar, tutar · isim
    A large amount.Büyük bir miktar.
  • bluebluu
    #580
    mavi · sıfat, isim
    Blue eyes.Mavi gözler.
  • Sen kur

    Bu sese dayanamıyorum.

    Cevabı gösterI can't stand this sound.
9Kelime 581–590 · fall, fast, match10 kelime
  • drivedrayv
    #581
    araba sürmek · fiil
    I drive to work.İşe arabayla gidiyorum.
  • eatiit
    #582
    yemek yemek · fiil
    Let's eat.Hadi yiyelim.
  • fallfol
    #583
    düşmek; sonbahar · fiil, isim
    Don't fall.Düşme.
    Uzman notuAmerika'da 'sonbahar' da demek: in the fall.
    don't fall = düşme
    in the fall = sonbaharda
  • fastfæst
    #584
    hızlı · sıfat, zarf
    A fast car.Hızlı bir araba.
    Uzman notuFiille de aynı kalır: drive fast.
    a fast car = hızlı bir araba
    drive fast = hızlı sür
  • federalfedırıl
    #585
    federal · sıfat
    The federal government.Federal hükümet.
  • feelingfiiling
    #586
    his, duygu · isim
    A bad feeling.Kötü bir his.
  • greengriin
    #587
    yeşil · sıfat, isim
    Green tea.Yeşil çay.
  • leagueliig
    #588
    lig · isim
    The Champions League.Şampiyonlar Ligi.
  • managementmænıcmınt
    #589
    yönetim · isim
    Time management.Zaman yönetimi.
  • matchmæç
    #590
    uymak, eşleşmek; maç · fiil, isim
    They don't match.Birbirine uymuyorlar.
    Uzman notuA tennis match: tenis maçı.
    they don't match = uymuyorlar
    a tennis match = tenis maçı
  • Sen kur

    Mavi ve yeşil uymuyor.

    Cevabı gösterBlue and green don't match.
10Kelime 591–600 · picture, forward10 kelime
  • modelmadıl
    #591
    model; örnek · isim
    A role model.Rol model.
  • picturepikçır
    #592
    resim; fotoğraf · isim
    Take a picture.Fotoğraf çek.
    Uzman notuFotoğraf çekmek için take kullanırsın: take a picture.
    a family picture = aile fotoğrafı
    take a picture = fotoğraf çek
  • sizesayz
    #593
    beden, boyut · isim
    What size?Kaç beden?
  • stepstep
    #594
    adım; basamak · isim, fiil
    Step by step.Adım adım.
  • trusttrast
    #595
    güvenmek; güven · fiil, isim
    Trust me.Bana güven.
  • centralsentrıl
    #596
    merkezî, merkez · sıfat
    The central bank.Merkez bankası.
  • forwardforwırd
    #597
    ileri, ileriye · zarf
    One step forward.Bir adım ileri.
    Uzman notuI'm looking forward to it: dört gözle bekliyorum.
    one step forward = bir adım ileri
    I'm looking forward to it = dört gözle bekliyorum
  • heyhey
    #598
    hey, selam · ünlem
    Hey, guys!Selam millet!
  • keykii
    #599
    anahtar · isim, sıfat
    My car keys.Araba anahtarlarım.
  • pagepeyc
    #600
    sayfa · isim
    The next page.Sonraki sayfa.
  • Sen kur

    İleri doğru sür.

    Cevabı gösterDrive forward.

Ara test

5 soru · ilk bloklardan

Ara test1 / 5

A ____ of days.

Kelime kartları

Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir

Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
couple
kapıl
Anlamını düşün, sonra karta dokun

Son test

10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden

Son test1 / 10

"İki saat bekledim." nasıl denir?

Bölümün notları

Yazdır ya da PDF olarak kaydet

couplea couple of days = birkaç gün
senseit makes sense = mantıklı
hourwhat time is it? = saat kaç?
answeranswer the phone = telefonu aç
interestI'm interested in art
parkin the parking lot = otoparkta
worthit's worth it = buna değer
saveI'm saving money = biriktiriyorum
fallin the fall = sonbaharda
picturetake a picture = fotoğraf çek
Sıradaki bölüm

Bölüm 7: kelime 601–700

Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.