İngilizce DozumDefterim

En çok kullanılan 5000 kelime

En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 7

601–700. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.

601–700100 kelime · 12 uzman notu21 dk14 Ekim 2026
YouTube'da aç

Videodaki bölümler

Önce kendini dene

5 soru · bölümün tuzakları

Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.

Başlangıç testi1 / 5

Sence "Amerikalıya: Futbol oynarım." nasıl denir?

100 kelime

601–700 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle

1Kelime 601–610 · attention, review, cannot10 kelime
  • rangereync
    #601
    yelpaze, çeşitlilik; menzil · isim
    A wide range.Geniş bir yelpaze.
  • reviewrivyuu
    #602
    inceleme, yorum; tekrar yapmak · isim, fiil
    Review for the test.Sınava tekrar yap.
    Uzman notuSınava tekrar yapmak da review.
    review = inceleme, yorum
    review for the test = sınava tekrar yap
  • sciencesayıns
    #603
    bilim; fen · isim
    Science class.Fen dersi.
  • tradetreyd
    #604
    ticaret; takas etmek · isim, fiil
    Free trade.Serbest ticaret.
  • uponıpan
    #605
    üzerine, üstüne (resmi) · edat
    Once upon a time.Bir varmış bir yokmuş.
  • variousveriıs
    #606
    çeşitli · sıfat
    For various reasons.Çeşitli nedenlerle.
  • attentionıtenşın
    #607
    dikkat · isim
    Pay attention.Dikkatini ver.
    Uzman notuDikkatini ver derken pay kullanırsın: pay attention.
    pay attention = dikkatini ver
    pay attention to me = beni iyi dinle
  • brotherbradhır
    #608
    erkek kardeş · isim
    My little brother.Küçük erkek kardeşim.
  • cannotkænat
    #609
    yapamaz, -emez (can olumsuzu) · yardımcı fiil
    You cannot park here.Buraya park edemezsin.
    Uzman notuBitişik yazılır; konuşmada can't.
    cannot = bitişik yazılır
    can't = konuşmadaki kısa hâli
  • characterkærıktır
    #610
    karakter; kişilik · isim
    The main character.Ana karakter.
  • Sen kur

    Derste dikkat et.

    Cevabı gösterPay attention in class.
2Kelime 611–620 · football, chief10 kelime
  • chiefçiif
    #611
    amir, başkan; baş · isim, sıfat
    The police chief.Emniyet müdürü.
  • cupkap
    #612
    fincan; kupa · isim
    A cup of coffee.Bir fincan kahve.
  • footballfutbol
    #613
    Amerikan futbolu; (İng.) futbol · isim
    A football game.Amerikan futbolu maçı.
    Uzman notuAmerika'da bizim futbola soccer denir.
    a football game = Amerikan futbolu maçı
    I play soccer = futbol oynuyorum
  • hateheyt
    #614
    nefret etmek · fiil
    I hate Mondays.Pazartesilerden nefret ederim.
  • lowerlouır
    #615
    daha düşük, daha alçak · sıfat, fiil
    Lower prices.Daha düşük fiyatlar.
  • naturalnæçrıl
    #616
    doğal · sıfat
    Natural gas.Doğal gaz.
  • octoberaktoubır
    #617
    ekim · isim
    In early October.Ekim başında.
  • propertyprapırti
    #618
    mülk, emlak · isim
    Private property.Özel mülk.
  • qualitykwalıti
    #619
    kalite · isim
    High quality.Yüksek kalite.
  • sendsend
    #620
    göndermek · fiil
    Send me a picture.Bana bir fotoğraf gönder.
  • Sen kur

    Erkek kardeşim Amerikan futbolu oynar.

    Cevabı gösterMy brother plays football.
3Kelime 621–630 · involved, economic10 kelime
  • stylestayl
    #621
    tarz, stil · isim
    I like your style.Tarzını beğeniyorum.
  • votevout
    #622
    oy vermek; oy · fiil, isim
    Did you vote?Oy verdin mi?
  • amazingımeyzing
    #623
    müthiş, hayret verici · sıfat
    That's amazing!Bu müthiş!
  • augustogıst
    #624
    ağustos · isim
    In late August.Ağustos sonunda.
  • bloodblad
    #625
    kan · isim
    Blood type.Kan grubu.
  • completekımpliit
    #626
    tamamlamak; tam, eksiksiz · fiil, sıfat
    Complete the form.Formu doldur.
  • dogdog
    #627
    köpek · isim
    I have a dog.Bir köpeğim var.
  • economicekınamik
    #628
    ekonomik, ekonomiyle ilgili · sıfat
    Economic development.Ekonomik kalkınma.
    Uzman notuHesaplı, tutumlu anlamında: economical.
    economic = ekonomiyle ilgili
    economical = hesaplı, tutumlu
  • hellhel
    #629
    cehennem · isim
    Heaven and hell.Cennet ve cehennem.
  • involvedinvalvd
    #630
    işin içinde, dahil · sıfat
    I'm involved in the project.Projenin içindeyim.
    Uzman notuGet involved: bir işe karışmak, katılmak.
    involved in the project = projenin içinde
    don't get involved = karışma
  • Sen kur

    Amir işin içinde.

    Cevabı gösterThe chief is involved.
4Kelime 631–640 · oil, related, stage10 kelime
  • itselfitself
    #631
    kendisi, kendi kendine · zamir
    By itself.Kendi kendine.
  • languagelængwıc
    #632
    dil (konuşulan) · isim
    A second language.İkinci bir dil.
  • lordlord
    #633
    lord, efendi · isim
    Yes, my lord.Evet, efendim.
  • novembernovembır
    #634
    kasım · isim
    Last November.Geçen kasım.
  • oiloyl
    #635
    yağ; petrol · isim
    Olive oil.Zeytinyağı.
    Uzman notuYerden çıkan petrole de oil denir.
    olive oil = zeytinyağı
    oil prices = petrol fiyatları
  • relatedrileytıd
    #636
    ilgili, bağlantılı; akraba · sıfat
    We're related.Biz akrabayız.
    Uzman notuWe're related: akrabayız.
    related = ilgili, bağlantılı
    we're related = akrabayız
  • serioussiriıs
    #637
    ciddi · sıfat
    Are you serious?Ciddi misin?
  • stagesteyc
    #638
    sahne; aşama · isim
    On stage.Sahnede.
    Uzman notuAt this stage: bu aşamada.
    on stage = sahnede
    at this stage = bu aşamada
  • termstörmz
    #639
    şartlar, koşullar · isim (çoğul)
    Terms of use.Kullanım şartları.
  • titletaytıl
    #640
    başlık; unvan · isim
    The title of the book.Kitabın başlığı.
  • Sen kur

    Bu iki köpek akraba.

    Cevabı gösterThese two dogs are related.
5Kelime 641–650 · born, decision, attack10 kelime
  • addæd
    #641
    eklemek · fiil
    Add to cart.Sepete ekle.
  • articleartikıl
    #642
    makale · isim
    I read your article.Makaleni okudum.
  • attackıtæk
    #643
    saldırı; saldırmak; kriz · isim, fiil
    A heart attack.Kalp krizi.
    Uzman notuA heart attack: kalp krizi.
    attack = saldırı, saldırmak
    a heart attack = kalp krizi
  • bornborn
    #644
    doğmuş; (be born) doğmak · fiil (be born)
    I was born in Ankara.Ankara'da doğdum.
    Uzman notuBe fiili şarttır; I born in Ankara denmez.
  • decisiondisijın
    #645
    karar · isim
    A big decision.Büyük bir karar.
    Uzman notuKarar vermek için make kullanırsın: make a decision.
    a big decision = büyük bir karar
    make a decision = karar vermek
  • enjoyincoy
    #646
    keyif almak, tadını çıkarmak · fiil
    Enjoy your meal!Afiyet olsun!
  • entireintayır
    #647
    tüm, tamamı · sıfat
    The entire day.Bütün gün.
  • januarycænyueri
    #648
    ocak · isim
    See you in January.Ocakta görüşürüz.
  • killkil
    #649
    öldürmek · fiil
    I'm killing time.Vakit öldürüyorum.
  • perhapspırhæps
    #650
    belki (resmi dilde) · zarf
    Perhaps you're right.Belki haklısın.
  • Sen kur

    Kasımda doğdum.

    Cevabı gösterI was born in November.
6Kelime 651–660 · poor, choice10 kelime
  • poorpur
    #651
    fakir, yoksul; kötü, zayıf · sıfat
    A poor family.Fakir bir aile.
    Uzman notuPoor quality: kötü kalite.
    a poor family = fakir bir aile
    poor quality = kötü kalite
  • releaseriliis
    #652
    yayımlamak; serbest bırakmak · fiil, isim
    They released a new song.Yeni bir şarkı yayımladılar.
  • situationsiçueyşın
    #653
    durum, vaziyet · isim
    A serious situation.Ciddi bir durum.
  • technologyteknalıci
    #654
    teknoloji · isim
    New technology.Yeni teknoloji.
  • websitewebsayt
    #655
    internet sitesi · isim
    Visit our website.İnternet sitemizi ziyaret edin.
  • writtenritın
    #656
    yazılmış; yazılı · sıfat, fiil (3. hâl)
    It's written in English.İngilizce yazılmış.
  • choiceçoys
    #657
    seçenek, tercih · isim
    I have no choice.Başka seçeneğim yok.
  • codekoud
    #658
    kod; şifre · isim
    Area code.Alan kodu.
  • continuekıntinyu
    #659
    devam etmek · fiil
    Please continue.Lütfen devam et.
  • councilkaunsıl
    #660
    meclis, konsey · isim
    The city council.Şehir meclisi.
  • Sen kur

    Fakir doğdum.

    Cevabı gösterI was born poor.
7Kelime 661–670 · lose, door10 kelime
  • coverkavır
    #661
    kapak; örtmek · isim, fiil
    The book cover.Kitap kapağı.
  • currentlykörıntli
    #662
    şu anda, hâlihazırda · zarf
    We're currently closed.Şu anda kapalıyız.
  • doordor
    #663
    kapı · isim
    Open the door.Kapıyı aç.
    Uzman notuAnswer the door: kapıya bak.
    open the door = kapıyı aç
    answer the door = kapıya bak
  • electionilekşın
    #664
    seçim (oylama) · isim
    The election results.Seçim sonuçları.
  • financialfaynænşıl
    #665
    mali, finansal · sıfat
    Financial support.Mali destek.
  • foreignforın
    #666
    yabancı · sıfat
    A foreign language.Yabancı dil.
  • hairher
    #667
    saç; kıl · isim
    She has long hair.Saçları uzun.
  • increaseinkriis
    #668
    artış; artmak, artırmak · isim, fiil
    A price increase.Fiyat artışı.
  • legalliigıl
    #669
    yasal, hukuki · sıfat
    Is it legal?Yasal mı?
  • loseluuz
    #670
    kaybetmek · fiil
    Don't lose the key.Anahtarı kaybetme.
    Uzman notuKilo vermek: lose weight.
  • Sen kur

    Kodu kaybetme.

    Cevabı gösterDon't lose the code.
8Kelime 671–680 · pick, sign10 kelime
  • pickpik
    #671
    seçmek; toplamak · fiil
    Pick a number.Bir sayı seç.
    Uzman notuBirini arabayla almak: pick up.
    pick a number = bir sayı seç
    I'll pick you up = seni (arabayla) alırım
  • racereys
    #672
    yarış · isim
    A car race.Araba yarışı.
  • seemsiim
    #673
    gibi görünmek, izlenim vermek · fiil
    You seem happy.Mutlu görünüyorsun.
  • sevensevın
    #674
    yedi · sayı
    Seven days a week.Haftanın yedi günü.
  • signsayn
    #675
    işaret, tabela; imzalamak · isim, fiil
    A stop sign.Dur tabelası.
    Uzman notuSign here: burayı imzala.
    a stop sign = dur tabelası
    sign here = burayı imzala
  • simplesimpıl
    #676
    basit, sade · sıfat
    It's very simple.Çok basit.
  • simplysimpli
    #677
    basitçe; sadece · zarf
    Simply put.Basitçe söylersek.
  • staffstæf
    #678
    personel, çalışanlar · isim
    Staff only.Yalnızca personel.
  • supersuupır
    #679
    süper; (gündelik) çok · sıfat, zarf
    It's super easy.Çok kolay.
  • unionyuunyın
    #680
    birlik; sendika · isim
    The European Union.Avrupa Birliği.
  • Sen kur

    Bir kapı seç.

    Cevabı gösterPick a door.
9Kelime 681–690 · bed, figure, die10 kelime
  • walkwok
    #681
    yürümek; yürüyüş · fiil, isim
    I walk to work.İşe yürüyerek giderim.
  • bedbed
    #682
    yatak · isim
    I go to bed early.Erken yatarım.
    Uzman notuYatmak: go to bed; araya the girmez.
    go to bed = yatmak
    I go to bed early = erken yatarım
  • careerkıriir
    #683
    kariyer, meslek hayatı · isim
    A career in music.Müzikte kariyer.
  • crazykreyzi
    #684
    çılgın, çılgınca · sıfat
    That's crazy!Bu çılgınlık!
  • dailydeyli
    #685
    günlük, her günkü · sıfat, zarf
    Daily life.Günlük hayat.
  • daughterdotır
    #686
    kız evlat · isim
    This is my daughter.Bu benim kızım.
  • decemberdisembır
    #687
    aralık (ay) · isim
    Next December.Gelecek aralık.
  • dieday
    #688
    ölmek; (cihaz) kapanmak · fiil
    My phone died.Telefonumun şarjı bitti.
    Uzman notuMy phone died: şarjı bitti.
    die = ölmek
    my phone died = telefonumun şarjı bitti
  • difficultdifikılt
    #689
    zor, güç · sıfat
    A difficult question.Zor bir soru.
  • figurefigyır
    #690
    rakam, sayı; şekil, figür · isim, fiil
    The sales figures.Satış rakamları.
    Uzman notuFigure out: çözmek, bir yolunu bulmak.
    the sales figures = satış rakamları
    I'll figure it out = bir yolunu bulurum
  • Sen kur

    Yedide yat.

    Cevabı gösterGo to bed at seven.
10Kelime 691–700 · paper, voice, hospital10 kelime
  • hospitalhaspitıl
    #691
    hastane · isim
    He's in the hospital.O hastanede yatıyor.
    Uzman notuAmerika'da: he's in the hospital.
    hospital = hastane
    he's in the hospital = hastanede yatıyor
  • losslos
    #692
    kayıp, yitirme · isim
    Sorry for your loss.Başınız sağ olsun.
  • modernmadırn
    #693
    çağdaş, modern · sıfat
    Modern life.Çağdaş hayat.
  • paperpeypır
    #694
    kâğıt; gazete, ödev · isim
    A piece of paper.Bir kâğıt.
    Uzman notuBir kâğıt: a piece of paper.
    a piece of paper = bir kâğıt
    a paper = gazete; ödev
  • popularpapyılır
    #695
    popüler, sevilen · sıfat
    A popular song.Popüler bir şarkı.
  • safeseyf
    #696
    güvenli, güvende · sıfat
    Stay safe!Güvende kal!
  • versionvörjın
    #697
    sürüm, versiyon · isim
    The new version.Yeni sürüm.
  • voicevoys
    #698
    ses (insan sesi) · isim
    I love your voice.Sesine bayılıyorum.
    Uzman notuVoice insan sesi; diğer sesler sound.
    I love your voice = sesine bayılıyorum
    the sound of rain = yağmur sesi
  • whosehuuz
    #699
    kimin · zamir, belirleyici
    Whose phone is this?Bu telefon kimin?
  • writingrayting
    #700
    yazı, yazma · isim
    In writing.Yazılı olarak.
  • Sen kur

    Günlük gazeteyi oku.

    Cevabı gösterRead the daily paper.

Ara test

5 soru · ilk bloklardan

Ara test1 / 5

____ attention.

Kelime kartları

Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir

Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
range
reync
Anlamını düşün, sonra karta dokun

Son test

10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden

Son test1 / 10

"Amerikalıya: Futbol oynarım." nasıl denir?

Bölümün notları

Yazdır ya da PDF olarak kaydet

attentionpay attention = dikkatini ver
footballsoccer = bizim futbol
involveddon't get involved = karışma
oiloil prices = petrol fiyatları
bornI was born in Ankara
decisionmake a decision = karar ver
loselose weight = kilo ver
pickI'll pick you up = seni alırım
bedgo to bed = yatmak
papera piece of paper = bir kâğıt
Sıradaki bölüm

Bölüm 8: kelime 701–800

Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.