En çok kullanılan 5000 kelime
En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 8
701–800. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.
Videodaki bölümler
Önce kendini dene
5 soru · bölümün tuzakları
Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.
Başlangıç testi1 / 5
Sence "Müzik dinliyorum." nasıl denir?
100 kelime
701–800 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle
1Kelime 701–710 · listen, goal, internet10 kelime
- armyarmi#701ordu · isimHe's in the army.O orduda.
- earthörth#702dünya (gezegen), yerküre · isimPlanet Earth.Dünya gezegeni.
- forgetfırget#703unutmak · fiilDon't forget!Unutma!
- goalgoul#704gol; hedef, amaç · isimWhat's your goal?Hedefin ne?Uzman notuHedef, amaç anlamı da var.goal = golwhat's your goal? = hedefin ne?
- hugehyuuc#705kocaman, devasa · sıfatA huge house.Dev gibi bir ev.
- internetintırnet#706internet · isimOn the internet.İnternette.Uzman notuİnternette: on the internet.internet = interneton the internet = internette
- listenlisın#707dinlemek · fiilListen to me.Beni dinle.Uzman notuDinlediğin şeyi söylerken listen to dersin.listen to me = beni dinleI listen to music = müzik dinlerim
- practicepræktis#708pratik, alıştırma; pratik yapmak · isim, fiilPractice makes perfect.Pratik yapan ustalaşır.
- seasii#709deniz · isimBy the sea.Deniz kenarında, sahilde.
- sirsör#710beyefendi, efendim · isimExcuse me, sir.Affedersiniz, beyefendi.
- Sen kur
Sesimi dinle.
Cevabı göster
Listen to my voice.
2Kelime 711–720 · pass, towards10 kelime
- successsıkses#711başarı · isimA huge success.Dev bir başarı.
- towardstordz#712-e doğru, bir yere doğru · edatWalk towards the door.Kapıya doğru yürü.Uzman notuAmerika'da toward biçimi kullanılır.towards = -e doğrutoward = Amerika'daki biçimi
- accessækses#713erişim; erişmek · isim, fiilFree internet access.Ücretsiz internet erişimi.
- basebeys#714üs; taban, temel · isimA military base.Askerî üs.
- belowbilou#715altında, aşağısında · edat, zarfBelow zero.Sıfırın altında.
- deepdiip#716derin · sıfatTake a deep breath.Derin bir nefes al.
- markmark#717işaretlemek; iz, leke · fiil, isimMark the date.Tarihi işaretle.
- missingmising#718eksik, kayıp · sıfatSomething is missing.Bir şey eksik.
- offerofır#719teklif etmek; teklif · fiil, isimA job offer.İş teklifi.
- passpæs#720geçmek; uzatmak, vermek · fiilI passed the test.Sınavı geçtim.Uzman notuUzatmak anlamı da var: pass me the salt.I passed the test = sınavı geçtimpass me the salt = tuzu uzat
- Sen kur
Denize doğru yürü.
Cevabı göster
Walk toward the sea.
3Kelime 721–730 · sleep, truth10 kelime
- professionalprıfeşınıl#721profesyonel · sıfat, isimA professional player.Profesyonel oyuncu.
- riskrisk#722risk; riske atmak · isim, fiilTake a risk.Risk al.
- sleepsliip#723uyumak; uyku · fiil, isimSleep well.İyi uykular.Uzman notuUykum var: I'm sleepy.sleep well = iyi uykularI'm sleepy = uykum var
- tableteybıl#724masa · isimA table for two.İki kişilik bir masa.
- tenten#725on · sayıTen minutes.On dakika.
- truthtruuth#726gerçek, doğru · isimTell me the truth.Bana doğruyu söyle.Uzman notuDoğruyu söylemek tell fiiliyle kurulur.
- ballbol#727top · isimPass me the ball.Topu bana pasla.
- boxbaks#728kutu · isimA big box.Büyük bir kutu.
- buildbild#729inşa etmek, yapmak · fiilBuild a house.Bir ev yap.
- cardkard#730kart · isimCash or card?Nakit mi, kart mı?
- Sen kur
Derin bir uyku.
Cevabı göster
A deep sleep.
4Kelime 731–740 · mine, note, dark10 kelime
- darkdark#731karanlık; koyu · sıfatIt's dark outside.Dışarısı karanlık.Uzman notuDark blue: koyu mavi.it's dark outside = dışarısı karanlıkdark blue = koyu mavi
- districtdistrikt#732bölge, ilçe · isimThe financial district.Finans bölgesi.
- minemayn#733benimki, benim · zamirIt's mine.O benim.Uzman notuMine tek başına durur; isimden önce my.it's mine = o benimmy book = benim kitabım
- ministerministır#734bakan · isimThe prime minister.Başbakan.
- notenout#735not (kısa yazılı not) · isimLeave me a note.Bana bir not bırak.Uzman notuOkuldaki not için grade dersin.leave me a note = bana not bırakgood grades = iyi notlar
- piecepiis#736parça, dilim · isimA piece of cake.Bir dilim pasta.
- recentriisınt#737yakın zamandaki, son · sıfatIn recent years.Son yıllarda.
- straightstreyt#738dümdüz, düz; doğruca · zarf, sıfatGo straight.Dümdüz git.
- visitvizit#739ziyaret etmek; ziyaret · fiil, isimCome visit us.Bizi ziyarete gel.
- wallwol#740duvar · isimOn the wall.Duvarda.
- Sen kur
Top benim.
Cevabı göster
The ball is mine.
5Kelime 741–750 · rock, pain10 kelime
- culturekalçır#741kültür · isimA different culture.Farklı bir kültür.
- februaryfebrueri#742şubat · isimUntil February.Şubata kadar.
- growthgrouth#743büyüme · isimEconomic growth.Ekonomik büyüme.
- includedinkluudıd#744dâhil · sıfatShipping included.Kargo dâhil.
- officerofisır#745memur, görevli; subay · isimA police officer.Polis memuru.
- painpeyn#746ağrı, acı · isimI'm in pain.Ağrım var.
- respectrispekt#747saygı; saygı duymak · isim, fiilI respect you.Sana saygım var.
- responserispans#748yanıt, tepki · isimA quick response.Hızlı bir yanıt.
- riverrivır#749nehir · isimAcross the river.Nehrin karşısında.
- rockrak#750kaya; rock müzik · isim, fiilA huge rock.Kocaman bir kaya.Uzman notuYou rock: harikasın.a huge rock = kocaman bir kayayou rock = harikasın
- Sen kur
Bir kaya parçası.
Cevabı göster
A piece of rock.
6Kelime 751–760 · speak, charge, tonight10 kelime
- shallşæl#751-elim mi? (öneri sorusu) · yardımcı fiilShall we go?Gidelim mi?Uzman notuAmerika'da: should we go?shall we go? = gidelim mi?should we go? = Amerika'da böyle sorulur
- speakspiik#752konuşmak · fiilI speak English.İngilizce konuşurum.Uzman notuDil için speak: I speak English.I speak English = İngilizce konuşurumtalk = dil için kullanılmaz
- specificspısifik#753net, belirli · sıfatBe more specific.Daha net ol.
- standardstændırd#754standart, ölçüt · isim, sıfatHigh standards.Yüksek standartlar.
- tonighttınayt#755bu gece, bu akşam · zarf, isimSee you tonight.Bu akşam görüşürüz.Uzman notuBu akşam için de kullanılır.tonight = bu gece, bu akşamsee you tonight = bu akşam görüşürüz
- writerayt#756yazmak · fiilWrite your name.Adını yaz.
- albumælbım#757albüm · isimA photo album.Fotoğraf albümü.
- centurysençıri#758yüzyıl · isimIn the last century.Geçen yüzyılda.
- chargeçarc#759şarj etmek; ücret almak · fiil, isimI need to charge my phone.Telefonumu şarj etmem lazım.Uzman notuÜcret almak anlamı da var.charge my phone = telefonumu şarj ethow much do you charge? = ne kadar alıyorsun?
- coldkould#760soğuk · sıfat, isimCold water.Soğuk su.
- Sen kur
Saygıyla konuş.
Cevabı göster
Speak with respect.
7Kelime 761–770 · funny, effect10 kelime
- createkrieyt#761oluşturmak, yaratmak · fiilCreate an account.Hesap oluştur.
- effectifekt#762etki · isimSide effects.Yan etkiler.
- eighteyt#763sekiz · sayıAt eight o'clock.Saat sekizde.
- exceptiksept#764hariç, dışında · edatEvery day except Sunday.Pazar hariç her gün.
- eyeay#765göz · isimClose your eyes.Gözlerini kapat.
- funnyfani#766komik; tuhaf · sıfatA funny movie.Komik bir film.Uzman notuTuhaf anlamı da var.a funny movie = komik bir filma funny smell = tuhaf bir koku
- limitedlimitıd#767sınırlı · sıfatFor a limited time.Sınırlı bir süre için.
- movingmuuving#768dokunaklı; hareket eden · sıfatA moving story.Dokunaklı bir hikâye.
- networknetwörk#769ağ · isimA social network.Sosyal ağ.
- peacepiis#770barış, huzur · isimWorld peace.Dünya barışı.
- Sen kur
Komik bir şey yaz.
Cevabı göster
Write something funny.
8Kelime 771–780 · ahead, weight, tomorrow10 kelime
- recentlyriisıntli#771geçenlerde, son zamanlarda · zarfI saw her recently.Onu geçenlerde gördüm.
- storestor#772mağaza, dükkân · isimA grocery store.Gıda mağazası, market.
- studentstuudınt#773öğrenci · isimI'm a student.Ben öğrenciyim.
- tomorrowtımarou#774yarın · zarf, isimSee you tomorrow.Yarın görüşürüz.Uzman notuÖbür gün: the day after tomorrow.see you tomorrow = yarın görüşürüzthe day after tomorrow = öbür gün
- tracktræk#775takip etmek; iz, yol · fiil, isimTrack your order.Siparişini takip et.
- viavayı#776yoluyla, üzerinden · edatVia email.E-posta yoluyla.
- weightweyt#777ağırlık, kilo · isimI gained weight.Kilo aldım.Uzman notuKilo aldım: I gained weight.weight = ağırlık, kiloI gained weight = kilo aldım
- additionıdişın#778ek, ilave · isimIn addition.Ek olarak.
- aheadıhed#779ileride, önde · zarfStraight ahead.Dümdüz ileride.Uzman notuGo ahead: buyur, devam et.straight ahead = dümdüz ileridego ahead = buyur, devam et
- allowılau#780izin vermek · fiilNo dogs allowed.Köpeklere izin yok.
- Sen kur
Yarın hariç her gün.
Cevabı göster
Every day except tomorrow.
9Kelime 781–790 · beat, expect, capital10 kelime
- associationısousieyşın#781birlik, dernek · isimNational Basketball Association.Ulusal Basketbol Birliği.
- beatbiit#782yenmek; vurmak · fiilWe beat them.Onları yendik.Uzman notuRakibi yenmek beat; maçı kazanmak win.we beat them = onları yendikwe won the game = maçı kazandık
- brownbraun#783kahverengi · sıfat, isimBrown eyes.Kahverengi gözler.
- capitalkæpitıl#784başkent; büyük harf; sermaye · isimThe capital city.Başkent.Uzman notuA capital letter: büyük harf.the capital city = başkenta capital letter = büyük harf
- committeekımiti#785komite, kurul · isimA committee meeting.Kurul toplantısı.
- conferencekanfırıns#786konferans · isimAn international conference.Uluslararası bir konferans.
- differencedifrıns#787fark · isimWhat's the difference?Fark ne?Uzman notuFark etmez: it makes no difference.what's the difference? = fark ne?it makes no difference = fark etmez
- doubledabıl#788çift, iki kat · sıfat, belirleyiciA double room.Çift kişilik oda.
- expectikspekt#789beklemek (olacağını düşünmek) · fiilI didn't expect that.Bunu beklemiyordum.Uzman notuOlmasını beklemek expect; durup beklemek wait.I didn't expect that = bunu beklemiyordumwait for me = beni bekle
- gasgæs#790benzin; gaz · isimWe're out of gas.Benzinimiz bitti.
- Sen kur
Öğrenciler maçta bizi yendi.
Cevabı göster
The students beat us.
10Kelime 791–800 · text, island10 kelime
- islandaylınd#791ada · isimA small island.Küçük bir ada.
- normalnormıl#792normal, olağan · sıfatBack to normal.Normale döndük.
- populationpapyuleyşın#793nüfus · isimWorld population.Dünya nüfusu.
- potentialpıtenşıl#794potansiyel · isim, sıfatGreat potential.Büyük potansiyel.
- pressurepreşır#795basınç; baskı · isimBlood pressure.Tansiyon (kan basıncı).
- radioreydiou#796radyo · isimOn the radio.Radyoda.
- stationsteyşın#797istasyon; gar · isimThe train station.Tren istasyonu.
- texttekst#798metin; mesaj atmak · isim, fiilRead the text.Metni oku.Uzman notuFiil olarak: mesaj atmak.read the text = metni okutext me = bana mesaj at
- treatmenttriitmınt#799tedavi · isimMedical treatment.Tıbbi tedavi.
- westernwestırn#800batılı, batı · sıfatWestern countries.Batılı ülkeler.
- Sen kur
Bana konferanstan mesaj at.
Cevabı göster
Text me from the conference.
Ara test
5 soru · ilk bloklardan
Ara test1 / 5
____ the internet.
Kelime kartları
Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir
Kelime kartları0 / 100 biliyorsun
army
armi
Anlamını düşün, sonra karta dokun
Son test
10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden
Son test1 / 10
"Müzik dinliyorum." nasıl denir?
Bölümün notları
Yazdır ya da PDF olarak kaydet
listenlisten to me = beni dinle
passpass me the salt = tuzu uzat
sleepI'm sleepy = uykum var
truthtell me the truth = doğruyu söyle
mineit's mine = o benim
noteokul notu: good grades
speakI speak English
chargehow much do you charge?
beatwe beat them = onları yendik
expectI didn't expect that
Bölüm 9: kelime 801–900
Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.