En çok kullanılan 5000 kelime
En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler · Bölüm 9
801–900. kelimeler: okunuş, anlam, örnek cümle ve test.
Videodaki bölümler
Önce kendini dene
5 soru · bölümün tuzakları
Bu bölümdeki tuzakları ne kadar biliyorsun? Sonda aynı konuları yeniden soracağız; farkı gör.
Sence "Yağmura rağmen." nasıl denir?
100 kelime
801–900 · kelimeye ya da örnek cümleye dokun, dinle
1Kelime 801–810 · despite, focus10 kelime
- beginningbiginning#801başlangıç · isimFrom the beginning.En baştan.
- campaignkæmpeyn#802kampanya (seçim, tanıtım) · isimAn election campaign.Seçim kampanyası.
- certainlysörtınli#803elbette, tabii · zarfCertainly!Elbette!
- completelykımpliitli#804tamamen, bütünüyle · zarfI completely forgot.Tamamen unuttum.
- contentkantent#805içerik · isimA content creator.İçerik üreticisi.
- creditkredit#806kredi; itibar · isimA credit card.Kredi kartı.
- crosskros#807karşıya geçmek; çarpı · fiil, isimCross the street.Karşıya geç.
- despitedispayt#808-e rağmen · edatDespite the rain.Yağmura rağmen.Uzman notuArdından isim gelir; cümle için although.despite the rain = yağmura rağmenalthough it rained = yağmur yağdığı halde
- femalefiimeyl#809kadın, dişi · sıfat, isimA female voice.Bir kadın sesi.
- focusfoukıs#810odaklanmak; odak · fiil, isimFocus on your work.İşine odaklan.Uzman notuİşine odaklan: focus on your work.focus = odaklanmakfocus on your work = işine odaklan
- Sen kur
Metne odaklan.
Cevabı göster
Focus on the text.
2Kelime 811–820 · join, particular10 kelime
- hihay#811selam, merhaba · ünlemHi, everyone!Herkese selam!
- husbandhazbınd#812koca, eş (erkek) · isimThis is my husband.Bu benim eşim.
- iceays#813buz · isimNo ice, please.Buz olmasın lütfen.
- individualindivicuıl#814birey; bireysel · isim, sıfatIndividual rights.Bireysel haklar.
- interestingintrısting#815ilginç · sıfatAn interesting idea.İlginç bir fikir.
- joincoyn#816katılmak · fiilJoin us.Bize katıl.Uzman notuArdından doğrudan kişi ya da grup gelir.join us = bize katıljoin the club = kulübe katıl
- leadingliiding#817önde gelen, baş · sıfatThe leading role.Başrol.
- messagemesıc#818mesaj, ileti · isimCan I leave a message?Mesaj bırakabilir miyim?
- nearlynirli#819neredeyse · zarfNearly an hour.Neredeyse bir saat.
- particularpırtikyılır#820belli bir, belirli · sıfatA particular reason.Belli bir sebep.Uzman notuIn particular: özellikle.a particular reason = belli bir sebepin particular = özellikle
- Sen kur
Kampanyaya katıl.
Cevabı göster
Join the campaign.
3Kelime 821–830 · travel, contact10 kelime
- previouspriiviıs#821önceki · sıfatThe previous page.Önceki sayfa.
- quicklykwikli#822çabucak, hızlıca · zarfCome quickly!Çabuk gel!
- regionriicın#823bölge (coğrafi), yöre · isimThe Black Sea region.Karadeniz bölgesi.
- sectionsekşın#824kısım, bölüm · isimThe sports section.Spor bölümü.
- sortsort#825sıralamak; tür · fiil, isimSort by price.Fiyata göre sırala.
- speedspiid#826hız · isimThe speed limit.Hız sınırı.
- traveltrævıl#827seyahat etmek; seyahat · fiil, isimI love to travel.Seyahat etmeyi severim.Uzman notuTek yolculuk için trip dersin.I love to travel = seyahati severimhave a nice trip = iyi yolculuklar
- considerkınsidır#828değerlendirmek, üzerinde düşünmek · fiilI'll consider it.Bunu değerlendireceğim.
- contactkantækt#829iletişime geçmek; iletişim · fiil, isimContact me.Benimle iletişime geç.Uzman notuKişi hemen ardından gelir: contact me.contact me = benimle iletişime geçcontact us = bize ulaşın
- dropdrap#830düşürmek; damla · fiil, isimYou dropped this.Bunu düşürdün.
- Sen kur
Kocamla iletişime geç.
Cevabı göster
Contact my husband.
4Kelime 831–840 · sale, welcome, kid10 kelime
- fairfer#831adil; fuar · sıfat, isimThat's not fair.Bu adil değil.Uzman notuA book fair: kitap fuarı.that's not fair = bu adil değila book fair = kitap fuarı
- kidkid#832çocuk (samimi); şaka yapmak · isim, fiilI have two kids.İki çocuğum var.Uzman notuI'm kidding: şaka yapıyorum.I have two kids = iki çocuğum varI'm kidding = şaka yapıyorum
- linklink#833bağlantı, link · isim, fiilSend me the link.Bana bağlantıyı gönder.
- positivepazıtiv#834olumlu, pozitif · sıfatStay positive!Olumlu düşün!
- saleseyl#835satış; indirim · isimThis house is for sale.Bu ev satılık.Uzman notuFor sale: satılık · on sale: indirimde.for sale = satılıkon sale = indirimde (Amerika'da)
- throughoutthruaut#836boyunca, baştan sona · edatThroughout the year.Yıl boyunca.
- tourtur#837tur, gezi · isimA city tour.Şehir turu.
- welcomewelkım#838hoş geldin; karşılamak · ünlem, fiil, sıfatWelcome home!Eve hoş geldin!Uzman notuYou're welcome: rica ederim.welcome home = eve hoş geldinyou're welcome = rica ederim
- absolutelyæbsıluutli#839kesinlikle · zarfYou're absolutely right.Kesinlikle haklısın.
- additionalıdişınıl#840ek, ilave · sıfatAdditional charges.Ek ücretler.
- Sen kur
Çocuklar ücretsiz seyahat eder.
Cevabı göster
Kids travel free.
5Kelime 841–850 · unless, agree, minute10 kelime
- beyondbiyand#841ötesinde · edatBeyond the river.Nehrin ötesinde.
- extraekstrı#842fazladan, ekstra · sıfatExtra cheese.Fazladan peynir.
- immediatelyimiidiıtli#843derhal, hemen · zarfCall me immediately.Beni hemen ara.
- minuteminit#844dakika · isimFive minutes.Beş dakika.Uzman notuWait a minute: bir dakika bekle.five minutes = beş dakikawait a minute = bir dakika bekle
- natureneyçır#845doğa · isimI love nature.Doğayı seviyorum.
- quickkwik#846çabuk, kısa süren · sıfatA quick question.Kısa bir soru.
- sellsel#847satmak · fiilThey sell everything.Her şeyi satıyorlar.
- significantsignifikınt#848kayda değer, belirgin · sıfatA significant change.Belirgin bir değişiklik.
- unlessınles#849-mezse, -medikçe · bağlaçWe'll go unless it rains.Yağmur yağmazsa gideriz.Uzman notuIf it doesn't rain ile aynı anlam.unless it rains = yağmur yağmazsaif it doesn't rain = aynı anlam
- agreeıgrii#850aynı fikirde olmak, katılmak · fiilI agree.Katılıyorum.Uzman notuAgree bir fiildir: I agree with you.I agree = katılıyorumI agree with you = sana katılıyorum
- Sen kur
Sana kesinlikle katılıyorum.
Cevabı göster
I absolutely agree with you.
6Kelime 851–860 · clean, computer, photo10 kelime
- cleankliin#851temizlemek; temiz · fiil, sıfatClean your room.Odanı temizle.
- computerkımpyuutır#852bilgisayar · isimA computer game.Bilgisayar oyunu.
- constructionkınstrakşın#853inşaat, yapım · isimUnder construction.Yapım aşamasında.
- episodeepisoud#854bölüm (dizi, program) · isimThe first episode.İlk bölüm.
- incomeinkam#855kazanç, gelir · isimMonthly income.Aylık gelir.
- justicecastis#856adalet · isimThe justice system.Adalet sistemi.
- managermænıcır#857yönetici, müdür · isimThe store manager.Mağaza müdürü.
- movementmuuvmınt#858hareket; akım · isimA social movement.Toplumsal bir hareket.
- photofoutou#859fotoğraf · isimA family photo.Aile fotoğrafı.
- safetyseyfti#860emniyet, can güvenliği · isimSafety first.Önce emniyet.
- Sen kur
Müdür aynı fikirde.
Cevabı göster
The manager agrees.
7Kelime 861–870 · spend, Friday10 kelime
- scenesiin#861sahne (film, olay) · isimThe last scene.Son sahne.
- spendspend#862harcamak; (zaman) geçirmek · fiilDon't spend too much.Çok fazla harcama.Uzman notuZaman için de kullanılır: spend time.don't spend too much = çok harcamaspend time with me = benimle vakit geçir
- statementsteytmınt#863açıklama, beyan · isimA press statement.Basın açıklaması.
- sunsan#864güneş · isimIn the sun.Güneşin altında.
- abilityıbilıti#865yetenek, beceri · isimNatural ability.Doğuştan yetenek.
- coachkouç#866antrenör, koç · isim, fiilThe head coach.Baş antrenör.
- collectionkılekşın#867koleksiyon · isimAn art collection.Sanat koleksiyonu.
- definitelydefinıtli#868mutlaka, kesin olarak · zarfI'll definitely come.Mutlaka gelirim.
- expectedikspektıd#869beklenen · sıfatAs expected.Beklendiği gibi.
- fridayfraydey#870cuma · isimSee you on Friday.Cuma günü görüşürüz.Uzman notuCuma günü: on Friday.Friday = cumasee you on Friday = cuma günü görüşürüz
- Sen kur
Bütün gelirini harcama.
Cevabı göster
Don't spend all your income.
8Kelime 871–880 · train, heavy, knowledge10 kelime
- heavyhevi#871ağır; şiddetli, yoğun · sıfatA heavy box.Ağır bir kutu.Uzman notuŞiddetli yağmur: heavy rain.a heavy box = ağır bir kutuheavy rain = şiddetli yağmur
- knowledgenalıc#872bilgi birikimi, bilgi · isimGeneral knowledge.Genel kültür.Uzman notuÇoğul yapılmaz: a lot of knowledge.general knowledge = genel kültüra lot of knowledge = çok bilgi
- particularlypırtikyılırli#873bilhassa, özellikle · zarfNot particularly.Pek sayılmaz.
- searchsörç#874arama; arama yapmak · isim, fiilSearch results.Arama sonuçları.
- subjectsabcikt#875konu; ders · isimChange the subject.Konuyu değiştir.
- traintreyn#876tren; antrenman yapmak, eğitmek · isim, fiilBy train.Trenle.Uzman notuFiil olarak: antrenman yapmak.by train = trenleI train every day = her gün antrenman yaparım
- widewayd#877geniş; ardına kadar · sıfat, zarfOpen wide.Ağzını geniş aç.
- wowwau#878vay, vay canına · ünlemWow, that's amazing!Vay, bu harika!
- authorothır#879yazar · isimThe author's name.Yazarın adı.
- centresentır#880merkez · isimA shopping centre.Alışveriş merkezi.Uzman notuBaşlık İngiliz yazımı; Amerika'da center.centre = İngiliz yazımı (başlık)center = Amerikan yazımı
- Sen kur
Antrenörle antrenman yap.
Cevabı göster
Train with the coach.
9Kelime 881–890 · interested, fit10 kelime
- claimkleym#881iddia etmek; sahiplenip almak · fiil, isimBaggage claim.Bagaj teslim alanı.
- daddæd#882baba (samimi) · isimThanks, Dad!Sağ ol baba!
- fearfir#883korku · isim, fiilWithout fear.Korkusuzca.
- fitfit#884(üstüne) olmak, uygun gelmek · fiil, sıfatIt doesn't fit.Üstüme olmuyor.
- generallycenrıli#885genel olarak · zarfGenerally speaking.Genel olarak konuşursak.
- globalgloubıl#886küresel · sıfatGlobal warming.Küresel ısınma.
- hotelhoutel#887otel · isimA five-star hotel.Beş yıldızlı otel.
- interestedintrıstıd#888ilgi duyan, meraklı · sıfatI'm interested in art.Sanata ilgim var.Uzman notuİlgilenen interested; ilginç interesting.I'm interested in art = sanata ilgim varan interesting book = ilginç bir kitap
- judgecac#889yargılamak; yargıç · fiil, isimDon't judge me.Beni yargılama.
- ladyleydi#890hanımefendi, hanım · isimLadies and gentlemen!Hanımlar ve beyler!
- Sen kur
Bu konuya ilgim var.
Cevabı göster
I'm interested in this subject.
10Kelime 891–900 · nobody, letter10 kelime
- leaderliidır#891lider, önder · isimA born leader.Doğuştan lider.
- letterletır#892mektup; harf · isimA love letter.Aşk mektubu.Uzman notuThe first letter: ilk harf.a love letter = aşk mektubuthe first letter = ilk harf
- materialmıtiriıl#893malzeme · isimBuilding materials.Yapı malzemeleri.
- nobodynoubadi#894hiç kimse · zamirNobody knows.Kimse bilmiyor.Uzman notuFiil olumlu kalır: nobody came.
- opportunityapırtuunıti#895fırsat, imkân · isimA job opportunity.İş fırsatı.
- plusplas#896artı · edat, isimTwo plus two.İki artı iki.
- productpradakt#897ürün · isimA new product.Yeni bir ürün.
- regularregyılır#898düzenli, sürekli; olağan · sıfatA regular customer.Sürekli müşteri.
- secretarysekrıteri#899sekreter · isimAsk my secretary.Sekreterime sor.
- sistersistır#900kız kardeş · isimMy older sister.Ablam.
- Sen kur
Babamı kimse tanımıyor.
Cevabı göster
Nobody knows my dad.
Ara test
5 soru · ilk bloklardan
Focus ____ your work.
Kelime kartları
Bilmediklerin turun sonunda yeniden gelir
Son test
10 soru · ön testteki tuzaklar yeniden
"Yağmura rağmen." nasıl denir?
Bölümün notları
Yazdır ya da PDF olarak kaydet
Bölüm 10: kelime 901–1000
Yeni bölümleri kaçırmamak için kanala abone ol.